Număr de pagini:   < [1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28] >
Off topic: UYARI: Dikkat Scam
Inițiatorul discuției: Adnan Özdemir

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcia
Local time: 21:06
Membru (2007)
din germană în turcă
+ ...
INIŢIATORUL SUBIECTULUI
"FETÖ 1990 yılında da darbe planı yapmış!" Sep 29, 2016

--Sabah gazetesinden alındı--
Anadolu Ajansı Giriş Tarihi: 29.9.2016 01:54

Tokat'ta FETÖ'nün askeriye içerisindeki yapılanmasına yönelik soruşturmada elde edilen deliller ışığında, FETÖ'nün 26 yıl önce de darbe planı yaptığına ilişkin beyanların bulunduğu bildirildi.

Tokat'ta Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen deliller ışığında, örgütün 1990 yılında da darbe planına yönelik beyanlar ortaya çıktı.

Tokat Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan yazılı açıklamada, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeriye içerisindeki yapılanmasına yönelik" başlatılan soruşturmada Başsavcılığın son 3 günde yaptığı faaliyetlere yer verildi.

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada alınan tanık beyanı doğrultusunda, yapıya mensup olduğu değerlendirilen 9 üst rütbeli subay hakkında arama, el koyma ve gözaltına alma kararı verildiği, bu şüphelilerden bir kısmının gözaltına alındığı, bir kısmının ise halen firar olduğu belirtildi.

Firar olan bu kişiler hakkında Başsavcılık tarafından Tokat Sulh Ceza Hakimliğinden tutuklamaya yönelik yakalama kararı istenildiği, soruşturma kapsamında da şüphelilerin bir kısmının ise yurt dışında askeri ateşe olarak görev yaptığının tespit edildiği bildirildi.

"ASKERİ LİSEDE HARP OKULUNDA HER BİRİNE KOD ADI VERİLDİ"

Başsavcılık, soruşturma kapsamında, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeriye içerisindeki yapılanmasına yönelik" yürütülen bir başka soruşturmaya da yer verilen açıklamada "Elde edilen deliller ışığında '22 üst rütbeli (albay, yarbay) askeri personelin, askeri lisede ve Kara Harp Okulunda okudukları sırada Paralel Yapı'ya mensup öğrenciler olduğu, bunların her birine yapı tarafından kod adı verildiği, bu personellerden büyük bir kısmının o dönemde bizzat Fetullah Gülen ile görüştürülmeye götürüldüğü, bu şahısların Fetullah Gülen ile birden fazla kez görüştürüldüğü, ayrıca o dönemde bahse konu öğrencilere soru verildiği, hatta soruların Fetullah Gülen'e cinler tarafından getirildiğinin söylendiği, o dönemde (1990 yılında) yapının darbe planları da yaptığı, ancak darbe yapılmadığı" beyanında bulunduğunu bildirdi.

"ÖĞRENCİLER İLERİDE HANGİ MAKAMLARA GELİRLERSE DARBEYİ DAHA KOLAY YAPILABİLİR?"

Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre, "Askeri liselerde ve Kara Harp Okulunda okuyan öğrencilerin ileride hangi makamlara gelirlerse darbenin daha kolay yapılabileceğinin konuşulduğu, darbenin daha kolay maksatla yapılabilmesi için öğrencilerin önemli birimlere yönlendirildiği ve darbeye hazırlık yapıldığı" beyanı da soruşturma dosyasına girdi.

"YAPIYI BÜYÜTMEK İÇİN DİNİ, GÜLEN'İ BÜYÜTMEK İÇİN PEYGAMBER'İ ARAÇ OLARAK KULLANDILAR"

Buna göre soruşturma dosyasına şu beyanlar da girdi:

"Askeri öğrencilerin hafta sonları izinli dönemlerinde geldikleri hücre evlerinin bulunduğu, bu hücre evlerindeki sorumluların en önemli görevlerinin hücre evine gelen öğrencilerin yapıya kazandırıp onların itaat etmesini sağlamak olduğu, öğrencilerin nelerden hoşlandığı tespit edilip sevdikleri şeylerin yapıldığı, böylelikle sorumlu olan ağabeylerine bağlılıklarının artırıldığı, ağabeylerine bağlılığı arttırmadaki temel amacın Fetullah Gülen'in bu asırda İslamiyet'in ve insaniyetin kurtarıcısı, eski tabirle bani ve hamisi olduğu öğrencilerin kafasında tartışmasız bir dogma haline getirmesini sağlamak olduğu, bu şekilde küçük yaşta öğrencilerin yapıya inanmasını sağlayıp vazgeçilmez bir noktaya gelmelerinin sağlandığı, yapıyı büyütmek için dini, Fetullah Gülen'i büyütmek için Peygamber'in araç olarak kullandığı."

Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasında, ayrıca FETÖ bünyesinde o dönemde "imam" statüsündeki yer alan bir tanığın beyanlarına yer verildi. Söz konusu tanığın, kendisine bağlı 19 askeri öğrencinin yetiştirildiğini beyan ettiği ve bunlara FETÖ tarafından kod adı verildiğinin tespit edildiği bildirildi.

Toplanan deliller kapsamında lüzum üzerine şüpheliler hakkında Başsavcılıkça adreslerinde ve araçlarında farklı illerde eş zamanlı olmak üzere arama, el koyma, şüpheliler hakkında ise gözaltı kararı verildiği belirtilen açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı:

"3 rütbeli hakkında ise ikametlerinde ve araçlarında arama, el koyma kararı işleminin yapılması, avukat huzurunda şüpheli olarak 'silahlı terör örgütü üyesi veya yöneticisi olmak' suçundan savunmasının alınmasının akabinde serbest bırakılmaları yönünde karar verildiği, haklarında işlem yapılan askeri personellerden bir kısmının yurt dışında askeri ateşe olarak görev yaptığının tespit edildiği, yine elde edilen deliller doğrultusunda askeri lise ve Kara Harp Okulunda yapıya mensup askeri öğrencilerle ilgilenen ve sorumlu olduğu değerlendirilen 2 sivil şahıs hakkında da arama, el koyma ile gözaltına alma kararları verildiği ve halen soruşturmalarımızın devam ettiği kamuoyuna saygı ile duyurulur."

Yeri: http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/09/29/feto-1990-yilinda-da-darbe-plani-yapmis


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcia
Local time: 21:06
Membru (2007)
din germană în turcă
+ ...
INIŢIATORUL SUBIECTULUI
"Zülkarneyn 2 yılda Fatih oldu!" Sep 29, 2016

--Milliyetten alındı--
Anadolu Ajansı 29.09.2016 - 14:35 | Son Güncelleme: 29.09.2016-14:35

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) "kripto dekanı" iddialarıyla gündeme gelen ve Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında tutuklanan eski Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) İletişim Fakültesi Dekanı Fatih Karaosmanoğlu'nun, 1985 yılında "cemaat" adı altında örgütlenen FETÖ'ye yönelik operasyonda jandarma tarafından gözaltına alınması sonrasında, nüfus kütüğünü ve adını değiştirdiği ortaya çıktı.

Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski PAÜ İletişim Fakültesi Dekanı Karaosmanoğlu, emniyetteki işlemlerinin ardından bugün sevk edildiği adliyede "terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla tutuklanırken, soruşturmada ilginç ayrıntılara ulaşıldı.

Karaosmanoğlu'nun GBT'sini araştıran polis, kimlik bilgilerinin 1987 yılında değiştirildiğini tespit etti. Buradan hareketle inceleme başlatan polis, Karaosmanoğlu'nun hukuk fakültesinde öğrenci olduğu 1985 yıllında, o dönem "cemaat" adı altında yapılanan FETÖ'ye yönelik Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Adatepe köyündeki Jandarmanın operasyonunda gözaltına alınan 34 kişi arasındaki "Zülkarneyn Karaosmanoğlu" olduğunu belirledi.

HATEMİ DE HAKAN OLDU

Karaosmanoğlu'nun, bu olayın ardından 1987 yılında mahkemeye başvurarak "Zülkarneyn" olan adını "Fatih" yaptırdığı, aynı dönem yönlendirmesiyle babasının da "Hatemi" olan adını "Hakan " olarak değiştirdiği, "Denizli Çameli" olan nüfus kayıtlarının ise Nüfus Müdürlüğü aracılığıyla "Ankara Keçiören"e taşındığı kayıtlarda ortaya çıkarıldı.

Değişen kimlikteki bilgileriyle geçmişteki kovuşturmaların da izlerini silen Karaosmanoğlu'nun, mezuniyetinin ardından bir süre avukatlık yaptığı, daha sonra Ankara'da Polis Akademisinde Güvenlik Bilimleri Fakültesi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü öğretim üyeliği, PAÜ'de İletişim Fakültesinde dekanlık, PAÜ İktisadi ve idari Bilimler Fakültesinde dekan vekilliği, son olarak da adıyaman Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü siyaset ve Sosyal Bilimler Anabilim Dalı Başkanlığı görevlerinde bulunduğu bildirildi.

Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma çerçevesinde Karaosmanoğlu, Adıyaman Üniversitesindeki görevinden açığa alınmış, ardından ihraç edilmişti. Ankara'da geçen hafta gözaltına alınarak Denizli'ye getirilen Karaosmanoğlu hakkında "FETÖ'nün kripto dekanı" iddiaları ortaya atılmıştı.

Yeri: http://www.milliyet.com.tr/zulkarneyn-2-yilda-fatih-oldu--gundem-2318736/


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcia
Local time: 21:06
Membru (2007)
din germană în turcă
+ ...
INIŢIATORUL SUBIECTULUI
"İsmail Hakkı Pekin: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı öldürmek dahil her türlü..." Sep 29, 2016

--Odatv.com'dan alındı--
29.09.2016 12:51

15 Temmuz darbe girişimi New York’ta, ‘Turkish Heritage Organization’, tarafından düzenlenen bir panelde tartışıldı. Panele, eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı İsmail Hakkı Pekin, Emekli Askeri Hakim Albay Zeki Üçok ve gazeteci yazar Nedim Şener katıldı. Paneli, avukat Mark Markowitz yönetti. Panelistlerin ortak özelliği, üçünün de kumpas davaları yüzünden bir süre hapis yatmalarıydı.

PEKİN: ’ERDOĞAN’I ÖLDÜRMEK DAHİL HER TÜRLÜ KAOS YARATACAK GÜCE SAHİPLER’

Amerika’nın Sesi’nden Can Kamiloğlu’nun haberine göre, panele katılan eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı Pekin, darbe girişiminin arkasında, Fethullah Gülen’in olduğuna emin olduklarını söyledi.

15 Temmuz darbe girişiminin Pennsylvania’dan Fethullah Gülen’in talimatlarıyla yapıldığını iddia etti.

Türkiye’de, darbe tehlikesinin henüz geçmediğini öne süren Pekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öldürülmesi gibi bir çok kaos planının devreye sokulabileceğini iddia etti.

Pekin, iddiasını şu sözlerle sürdürdü; “Çok tehlikeli bir örgütle karşı karşıyayız. Türkiye’de, tehlike henüz geçmiş değil. Bu örgüt çok sayıda kuruma sızdığı için her an bu ve buna benzer Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı öldürmek dahil her türlü kaosa neden olacak bir güce sahip."

‘GÜLEN’E KARŞI İÇİN KENDİMİZİ ERDOĞAN’IN ARKASINDA OLMA MECBURİYETİNDE HİSSEDİYORUZ’

Pekin, ABD’de bulunma amaçlarının, Türkiye’de, 15 Temmuz’da gerçekte neler olduğunu anlatmak olduğunu vurgulayarak, “Türk Silahlı Kuvvetleri kendi halkına silah sıktı. Kendi meclisini bombaladı. Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde, ‘Fethullahçı’ bir grup kendi halkına ateş etti. Halkı tankla ezdi. Cumhurbaşkanı öldürmeye kalktı. Kimsenin kabul edemeyeceği böyle bir olayı ilk defa yaşadık” dedi.

Pekin, kendisi ve arkadaşlarının AKP'li olmadıklarını belirterek, “Bu davada Cumhurbaşkanı'nın Fethullah Gülen ile mücadelesinde kendimizi onun arkasında olma mecburiyetinde hissediyoruz" diye konuştu.

Darbe girişimi sonrasında Türkiye’de halkın büyük bir çoğunluğunun birlik içerisinde hareket ettiğini belirten Pekin, Darbe girişimi sonrasında Türkiye’ye karşı planlanan yeni oyunlara karşı siyasi görüşleri ortak olmasa da bir çok kişinin Erdoğan’ın etrafında toplandığını söyledi.

‘TÜRK AMERİKAN İLİŞKİLERİNDE SURİYE VE GÜLEN PÜRÜZÜ VAR’

Pekin, Türk - Amerikan ilişkilerini de değerlendirdi, Türkiye’de, ABD karşıtlığının giderek yükseldiğine işaret etti, karşıtlığın sona erdirilmesi için ABD’nin Türkiye’ye yardım etmesi gerektiğini savundu. Pekin, düşüncelerini şöyle açıkladı; “Türk halkının yüzde 98’i bu konuda ABD’nin bize yardımcı olması gerektiğine inanıyor. İki ülke arasında Gülen’in iadesi ve Suriye konusunda görüş ayrılıklarının çözüme kavuşursa müttefiklik ilişkisinin sorunsuz devam eder. Türkiye’nin bu beladan kurtulması için ki ülkenin işbirliği yapması gerekli” dedi.

‘KUMPASA BİZİM ADIMIZA ASKERİ VESAYETİ HALLEDİYORLAR DİYE KARIŞMADILAR’

Pekin, Işık evlerinde özel yetiştirilmiş insanların Dışişleri, Silahlı Kuvvetler, Emniyet, Adliye Polis Teşkilatı gibi kurumlara yerleştirildiğini Gülen’in, adliye, polis, ordu gibi kritik kurumlara yıllardır sızdığını ve bu durumun tehlikeli olduğunu belirten Pekin, “Bu kişiler Pennsylvania’nın tayin ettiği imamlarla, Gülen’in emriyle hareket ettiklerini söyledi. Bu örgüt, Ergenekon, Balyoz, Casusluk gibi kumpas davalarında tuzak kurdu ve kendi hakimleriyle bizi tasfiye etti. Bu durumda iktidar da işe pek fazla karışmadı. 'Bizim adımıza askeri vesayeti hallediyor' diye düşündüler. Bu adamların gerçek niyetinin devleti ele geçirmek olduğu daha sonra anlaşıldı” dedi.

ÜÇOK SİLAHLI KUVVETLER İÇERİSİNDEKİ YAPILANMAYI ANLATTI

Emekli Askeri Hakim Albay Üçok ise sözlerine, panelde yer alan kişilerin buraya hükümetle ilişkide oldukları için gelmediklerini belirterek başladı.

Üçok, darbe girişimi sonrasında, kamuoyunda, birçok Avrupa ülkesi ve Amerikalı dostlarında bu konuyla ilgili bazı tereddütleri olduğunu gördüklerini belirtti. Darbe girişimini değerlendirmek için bazı bilgiler ihtiyaç olduğunu, bu verileri ortaya koyduktan sonra 15 Temmuz da neler olduğunun daha iyi düşünebileceğini ifade etti. Üçok, "Siyasi konuşmak yerine FETÖ örgütünün Silahlı Kuvvetler içerisinde nasıl yapılandığını anlatacağım” dedi.

‘DEMOKRASİYLE ELDE EDEMEYECEKLERİ İKTİDARI DARBEYLE ALMAK İSTEDİLER’

Üçok, Ankara Savcılığı’nın hazırladığı ilk iddianamede, 'FETÖ'nün amacının Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yönetimine talip olmak olduğunu vurguladı. Sözlerini şöyle sürdürdü: “Haziran seçimlerine baktığınız zaman 443 bin oy aldı. Bu oylarla iktidarı ele geçirme şansları yoktu. Demokraside, demokrasiyle yönetilen ülkelerde iktidarlar seçimle alınır. Seçimle iktidara gelme yolları olmayan bu örgüt başka yollar aramıştır. Türkiye’yi, ele geçirme yolu olarak devlete sızdırdıkları kişileri kullanmak istemişler. TSK’da, Fethullah Gülen’in iki şekilde yapılanması olmuştur” dedi.

‘SIZMA ÇALINAN SORULARLA BAŞLADI’

Üçok, Gülen’in, Türk ordusunun içerisine sistematik bir şekilde sızdığı belirtti. Bu sızmanın askeri okullar aracılığı ile başladığının altını çizdi. Üçok, "Askeri okul sınav sorularını çalarak kendi ışık evlerinde yetişmiş olan öğrencilerinin, TSK içine girmesini sağladılar. 1986 yılında askeri okullar sınavı, Türkçe sorularının çalınmış ve bunu çalan kişiler tespit edilmişti. Çalanların çok az bir kısmı uzaklaştırıldı. Diğer öğrenciler de yaşları küçük olduğu ve ileride kazanılır gerekçesiyle hiç bir işlem yapılmadı” dedi.

‘AMERİKA GÜLEN’E NE İSTEDİYSE VERMİŞ’

Gazeteci Nedim Şener, Türkiye’de, politikacıların yıllarca Fethullah Gülen’den siyasi çıkarları için yararlandıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da ‘Ne istediler de vermedik?’ sözleriyle bunu simgeleştirdiğini ifade etti.

Fethullah Gülen’in, gittiği her ülkede ve ABD’de her ne istediyse alan bir örgüt olduğunu ifade eden Şener,” Gülen’in Türkiye'den sonra en çok örgütlendiği ülkenin Amerika. 170 okulu, bu okullardan 300 milyon dolara yakın cirosu var. 200 dernek ve binlerce iş adamı var. Amerika’da, Fethullah Gülen’e ne istediyse vermiş. Fethullah Gülen’in de aslında kim olduğunu bilen Amerikalılar. Nasıl yapılandığını, amaçları ne olduğunu bildiklerini ben çok iyi biliyorum. Türkiye’ deki, ‘Ergenekon ve Balyoz operasyonlarında ki bilgililerini biliyorduk. Bunları yazıyorduk. Yolsuzluk operasyonlarından, Erdoğan’ı tutuklamak istediklerini Amerikalılar da biliyordu. Biz de biliyorduk." diye konuştu.

‘BİDEN YA ŞAKA YAPTI YA BİZİMLE DALGA GEÇTİ’
Şener, sözlerini şöyle sürdürdü, "Türkiye'deki ABD Büyükelçiliği ve Konsolosluğunun Beyaz Saray'a, Dışişleri Bakanlığı'na FETÖ'nün ordu içine nasıl sızdığına dair raporların göndermesine rağmen, sanki bunlar darbe girişiminde hiç bulunmamışlar. Darbede rolleri yokmuş gibi, ABD yönetiminin tavır almasına, tutum takınmasına gerçekten insan olarak üzüldüğümü, gazeteci olaraksa asla inanmadığımı söylemek istiyorum." Dedi.

Dünyanın her ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de, Amerika’da olduğu gibi siyasetçiler iki yüzlü ve yalancılar olarak ifade eden Şener, “ Bunun simgesel cümlesi de 15 Temmuz sonrası, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın Ankara’ya geldiği zaman kullandığı cümle oldu. ‘Biz bu olaylar olurken bunun gerçek olup olmadığını veya bir internet oyunu olup olmadığını anlayamadık’ dedi. Türk siyasetçileri bunun üzerinde durmadılar, ancak Biden ya şaka yaptı. Ya da hepimizle dalga geçti. Sadece ABD’ de yayın organlarında FETÖ’cülerin sosyal medya hesaplarını takip etseler bu darbenin geleceğini görüyor olmalılardı“ dedi.

‘GÜLEN KONUSUNDA FBI VE CIA FARKLI DÜŞÜNÜYOR’

Şener, FBI’ kayıtlarında Fethullah Gülen hakkında olumsuz raporları olduğunu belirterek, ”2005 yılında üç Türk polis, ABD’nin Türkiye’deki İstanbul Başkonsolosluğu'na başvuruyor, Fethullah Gülen hakkında hazırlanan bu raporun yok sayılmasını ve hakkında güvenilir bir insan olduğu yönünde bir kağıt istiyorlar. Ancak talep kabul görmüyor Ben çok gizli şeyler anlatmıyorum. Bunların hepsi Wikileaks kayıtlarında var dedi.

Şener, Gülen’in, Amerika’da farklı algılandığı görüşünde olduğunu belirterek, “FBI tarafından bir iç tehdit olarak görülen Gülen, CIA tarafından destekleniyor” dedi.


Yeri (fotoğraflı): http://odatv.com/cumhurbaskani-erdogani-oldurmek-dahil-her-turlu...-2909161200.html


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcia
Local time: 21:06
Membru (2007)
din germană în turcă
+ ...
INIŢIATORUL SUBIECTULUI
"15 Temmuz’u 94 mezunu kurmay subaylar yaptı, Akın Öztürk kukla" Sep 30, 2016

--Habertürkten alındı--
FEVZİ ÇAKIR 30 Eylül 2016 Cuma, 05:22:25 Güncelleme: 09:53:24

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın darbeci emir subayı Yarbay Levent Türkkan, mahkemede de 40 sayfalık ifade verdi. Türkkan, “Fethullah Gülen mehdiydi, çocuklarımın ismini o koydu.'dedi

FETÖ/PDY’nin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından tutuklanan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın emir subayı Yarbay Levent Türkkan, mahkemede önemli açıklamalarda bulundu. İşte Türkkan’ın 40 sayfalık ifadesinden çarpıcı başlıklar: IŞİD’DEN FARKI YOK: Hayatımda ilk defa hür irademle konuşuyorum. Gariban, zeki bir çocuktum, bana sahip çıkıldı, o yaşlarda kanıma girildiğinin farkında değildim. Ben vatan haini değilim. Hiçbir insan evladı kendi askerine, vatandaşına, polisine mermi sıkmaz. IŞİD’den hiçbir farkı yok. IŞİD de terör örgütü, bu da...

ABİLER ‘MEHDİMİZ’ DİYORDU
Ortaokuldayken askeri liseye girmem için benimle ilgilendiler. Sınavdan önce sınav sorularını verdiler. Soruların aynısı çıktı. Lise ve Harp Okulu’nda da abilerle görüşmeye devam ettim. Bu abiler hiçbir zaman asker olmaz, sivil olur. Gülen’i Mehdi olarak görüyorlardı. Abiler, “O bizim mehdimiz” diyorlardı. 3-4 ay himmet vermeyince, “Hz. Ömer malının yarısını bağışladı” diye örnekler veriyorlardı. Personel şubesinde subayından astsubayına, generaline kadar paralelci olmayan yoktur.

AKAR’I SEVİYORLARDI
Abiler Hulusi Akar’ı seviyordu. Akar’ın darbeyi kabul edeceğini zannediyorlardı. Darbeyi onun yöneteceğini düşünüyorlardı. Hulusi Paşa da Necdet Paşa da hiçbir şeyden şüphelenmedi. İkisini de babam gibi seviyordum. Seçim dönemlerinde bize karışmazlardı. AKP’ye oy veriyorduk. Dershane krizi yaşandıktan sonra “Hangi ilde hangi parti güçlüyse ona verin, HDP bile bunlardan iyidir” dediler. Biz burada CHP’ye oy verdik.

EVLERİNİ SORDU
Son olayda, ben emir subayı olduğum için Adil Abi benimle görüşürdü. Adil Abi herkesle görüşmezdi, Cemaat’te Genelkurmay Başkanı seviyesindedir. 13 Temmuz günü Genelkurmay Başkanı Başdanışmanı Albay Orhan Yıkılkan, bana “Sen Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın, Efkan Âlâ ve MİT Müsteşarı’nın evini biliyor musun?” diye sordu. “Biliyorum” dedim. “1-2 saat sonra bir şeyler olabilir, sen hiçbir şey bilme ama yarına hazırlık yap, yanında kimlerin olacağını seç. Perşembe günü fiili olarak darbe olacak, yarın saat gece 03.00’te bütün kuvvet komutanları, Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar 100 kadar bürokrat alınacak. Hazırlık yap. Gece senin evinde toplanacağız, komutanın konutuna ineceğiz helikopterle, komutanı alıp götürecekler” dedi.

ÖZTÜRK KUKLA
Telefonlar geliyordu. O esnada anladım, planlayıcı 94 mezunu subaylar. Hepsi kurmaydır. İşin başında Akın Öztürk Paşa olduğunu sanmıyorum, o sadece orada bir kukla. Bu işin bir numarası yok. Bence 94’lerin konseyi. Sabaha kadar 300 cevapsız arama geldi. Orhan Yıkılkan albay abilerle görüşüyordu. Birinden emir, talimat alıyor, koordine ediyordu. Akıncı’da birileriyle görüşüyordu ama Adil Abi mi başkası mı bilmiyorum. Adil çok önemli bir adam. Genelkurmay imamı olabilir.

PARTİGÖÇ ETKİSİZDİ
Gece 02.00-03.00’ten sonra ne olduğunu sorgulamaya başladım. Gece Partigöç Paşa etkisizdi. Sabah olduğunda komuta ona kaydı. Teslim olma aşamasında komutayı aldı. Tankları uçakları Orhan Albay yönlendiriyordu. Sonra Zekai Paşa’yı aradım, “Gelin bizi teslim alın” dedim.

İSİMLER PENSİLVANYA’DAN
Benim kod adım Ahmet. İsmi onlar seçiyor. Çocuklarınızın isimlerini bile onlar seçiyor. Bakın, paralelcilerin çocuklarının iki ismi vardır. İsmin biri Pennsylvania’dan gelir, diğerini kendiniz koyarsınız. 42 yıllık hayatım yalanmış. İnsanlığımdan utanıyorum. Hayatımı bina ettiğim her şey yalanmış.

Yeri: http://www.haberturk.com/gundem/haber/1303708-15-temmuzu-94-mezunu-kurmay-subaylar-yapti


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcia
Local time: 21:06
Membru (2007)
din germană în turcă
+ ...
INIŢIATORUL SUBIECTULUI
"FETÖ hastenesinden görülmemiş vicdanszılık" Sep 30, 2016

--Sabah gazetesinden alındı--
Nazif Karaman 30 Eylül 2016

İstanbul Fatih'te darbe akşamı ışıklarını söndürerek darbe mağduru yaralı vatandaşları içeri almayan Özel Fatih Hastanesi'nin Yönetim Kurulu Başkanı ve Başhekimi Çetin Öngöre FETÖ'ye yardım suçundan tutuklanarak cezaevine konuldu.

Kıztaşı'ndaki Şifa Sağlık Tesisleri A.Ş.'ye bağlı olan Özel Fatih Hastanesi'nin darbe gecesinde hasta kabulünü durdurduğu ve ışıklarını söndürdüğü yönünde yapılan şikayet üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından soruşturma başlatıldı. Tahkikat kapsamında mağdurlar dinlendi. Hastaneye hasta kabulünün durdurulması kararını Yönetim Kurulu Başkanı Emre Boztekin ve Başhekim Çetin Öngöre'nin verdiği iddia edildi. Başhekim Öngöre'nin odasında PVC kaplanmış FETÖ simgesi 1 dolar ele geçirildi. Yoğun yaralı akınına rağmen hastaneye gelmedikleri gibi doktor takviyesi de yapmayan iki yönetici, Hakim Mustafa Çakar tarafından FETÖ örgütüne yardım suçlaması kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi.

17 ŞEHİT VERİLDİ
Özel Fatih Hastanesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yakın bir noktada bulunuyor. Darbeci askerlerin İBB binasını teslim almaya geldikleri sırada direniş gösteren vatandaşlara kurşun yağdırılması üzerine 17 vatandaş şehit olmuş onlarca kişi de yaralanmıştı. Olay yerinde Prof. Dr. İlhan Varank da hayatını kaybetmişti.

Yeri: http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/09/30/vicdansizlar


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcia
Local time: 21:06
Membru (2007)
din germană în turcă
+ ...
INIŢIATORUL SUBIECTULUI
"Ünlü baklavacı Serdar Seyidoğlu FETÖ imamı olduğu iddiasıyla gözaltına alındı" Sep 30, 2016

--Habertürkten alındı--
Haber:Nihat ULUDAĞ-Veli SARIBOĞA/ İSTANBUL 30 Eylül 2016 Cuma, 22:17:23 Güncelleme: 22:32:51

İstanbul'da 87 adliye personeli hakkında gözaltı kararı alındı. Gözaltına alınan Seyidoğlu baklavalarının yöneticisi Serdar Seyidoğlu ile 2 öğretmenin adliye imamı olduğu öne sürüldü.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın FETÖ'nün adliyelerdeki yapılanmasına yönelik yürüttüğü soruşturmada mübaşir ve katiplerin aralarında bulunduğu 87 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Savcılığın talimatıyla harekete geçen Organize Şube ekipleri, 10 ilde operasyon başlattı.

İstanbul, Bakırköy, Gaziosmanpaşa, Büyükçekmece adliyeleri ile Danıştay Genel Sekreterliği'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda adreste arama yapıldı.

Operasyon kapsamında 70 adliye çalışanı gözaltına alındı. Operasyon kapsamında 12 kişi aranırken, 5 kişinin daha önce tutuklandığı ortaya çıktı.

Katip ve müşabirlerin imamlığını, gözaltına alınan Seyidoğlu Baklavaları'nın yöneticisi olan Serdar Seyidoğlu ile İstanbul'da öğretmenlik yapan Y.Ş. ve D.K.'nın yaptığı öne sürüldü.

GEÇEN HAFTA 100 ADLİYE PERSONELİ GÖZALTINA ALINMIŞTI
Geçen hafta da Anadolu ve Bakırköy Adalet Sarayı'nda Adalet Sarayı'nda görev yapan 100 adliye personeli gözaltına alınmıştı.
Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor.
FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik yürütülen operasyonda 365 şüpheli gözaltına alınmış, ByLock programı kullandığı tespit edilen 122 kişi tutuklanmıştı.

Yeri: http://www.haberturk.com/gundem/haber/1304130-istanbulda-adliyeye-feto-operasyonu-75-gozalti


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcia
Local time: 21:06
Membru (2007)
din germană în turcă
+ ...
INIŢIATORUL SUBIECTULUI
"FETÖ yurt dışına 20 milyar dolar kaçırdı" Oct 1, 2016

--Takvim gazetesinden alındı--
1 Ekim 2016

MİT, MASAK ve Emniyet'in üç koldan yürüttüğü takip sonucu 42 kurye imam üzerinden yürütülen karanlık dolar trafiği deşifre oldu. 17-25 Aralık darbe girişiminden sonra kara para trafiğinde bu imamlar aracılığıyla İngiltere'den Nijerya'ya, Sudan'dan Malta'ya kadar geniş bir ağda 3.5 milyar dolar götürüldüğü belirlendi.

BİNLERCE HESAP AÇILDI
Örgüt; öğrenciler, esnaf, vatandaşlar adına açılan küçük hesaplar, sanal para kuruluşları ve havaleler üzerinden yurtdışına çıkardığı paranın ise 20 milyar doları bulduğu hesaplandı.

15 TEMMUZ'DAN SONRA KAÇIŞ ARTTI
Toplamda 100 milyar dolarlık bir kaynağa hükmeden FETÖ yöneticilerinin özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından da Avrupa'daki bazı önemli bankalarda milyonlarca Euro'luk hesaplar açtığı da tespit edildi.

Fethullahçı Terör Örgütü'nün 42 kurye imamı üzerinden yürüttüğü karanlık dolar trafiği deşifre oldu. MİT, MASAK, Emniyet'in üç koldan yürüttüğü incelemede FETÖ'ye bavullarla para taşıyan 42 imam belirlendi. 17-25 Aralık 2013 darbe girişiminden sonra para trafiğinde bu imamlar aracılığıyla İngiltere'den Nijerya'ya, Sudan'dan Malta'ya kadar geniş bir ağda 3.5 milyar dolarlık bir para götürüldüğü saptandı. Örgütün öğrenciler, esnaf, sadece vatandaşlar adına açılan küçük hesaplar, sanal para kuruluşları ve havaleler üzerinden yurtdışına çıkardığı paranın ise 20 milyar doları bulduğu hesaplandı. FETÖ'nün toplamda ise 100 milyar dolarlık kaynağa hükmettiği ortaya çıktı.

RESMİ BAŞVURU YAPILDI
FETÖ'nün kara para oyunu bir bir deşifre olurken, küresel suç örgütleriyle bağlantılarına ilişkin de önemli ipuçlarına ulaşıldı. FETÖ yöneticilerinin özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından Avrupa'daki bazı önemli bankalarda milyonlarca Euro'luk hesaplar açıldığı görüldü. FETÖ için toplanan paraların büyük bölümünün altın, fonlama ile kazanılmış gösterildi. Kurul tarafından yapılan resmi başvuru ile terörü finansman için kullandığı paraların bulunduğu banka hesaplarının kapatılması istendi.

KARA PARA UZMANLARI ÇALIŞIYOR
FETÖ'nün kara para trafiği, yurtdışı bağlantılarını ortaya koymak için denetim birimlerini finans sektöründe görev yapan kara para uzmanları ile güçlendirdi. Uzmanlar, 14 Avrupa ülkesi, ABD başta olmak üzere İngiltere'den Nijerya'ya Sudan'dan Malta'ya kadar geniş bir ağda para transferi gerçekleştiğini saptadı. Savcılıklarda alınan ifadeler, itiraflar, ihbarlar da dikkate alınarak yapılan tespitlerde FETÖ, 17-25 Aralık sonrasında yurt dışına 20 milyar dolara yakın para kaçırdı. Kuryeler aracılığıyla bavullar ve farklı yöntemlerle çıkarılan tutarın da 3.5 milyar dolar olduğu tespiti yapıldı. Örgütün para transferini gerçekleştiren kuryeler kamera görüntüleri başta olmak üzere istihbarat verileri ile bir bir belirlendi. Büyük bölümü yurt dışında bulunan kuryelere ilişkin soruşturma açıldı.

OPERASYONLAR SÜRÜYOR
FETÖ'ye yönelik soruşturma kapsamında dün de murakıpların aralarında bulunduğu Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) çalışanı 21 şüphelinin tutuklanmasına karar verildi. Bu murakıpların da FETÖ'nün haberleşme aracığı olan Bylock programını kullandıkları belirlendi. BDDK tarafından hazırlanan, takipsizlikle sonuçlanan 17-25 Aralık soruşturmalarında adı geçen işadamlarının şahsi, şirket hesaplarının 2013-2014'de usulsüz şekilde incelemeye alındığını içeren rapor da 25 Temmuz'da soruşturma dosyasına konuldu.

KURYELERİ KULLANDILAR
FETÖ'ye yönelik operasyonlar devam ederken, Mali Suçları Araştırma Kurulu da FETÖ yöneticilerinin hesap hareketleri üzerinden kara para trafiğine ilişkin önemli ipuçlarına ulaştı. Yapılan son incelemelerde FETÖ yöneticilerinin çok sayıda öğrencinin hesabına yüklü tutarlarda para yatırdığı saptandı. FETÖ üyelerinin bilgisayarların teknik takibe maruz kalacağını düşünerek her iletişimi kuryeler aracılığı ile yaptığı belirlendi. Örgüte para toplayan imam, abilerin paraları da birbirine kuryeler vasıtasıyla ilettiği görüldü.

FİNANS TRAFİĞİNİ YÖNETTİLER
Terör örgütünün finans trafiğini yöneten kilit isimler, kuryeler küresel kıskaca alındı. Örgütün küresel suç şebekeleri ile bağlantılarını inceleyen Kurul, 42 imam kuryenin yurtdışına bavullarla para kaçırdığını belirledi. Kuryeler aracılığıyla yurtdışına çıkarılan paraya ilişkin savcılıklara gelen ihbarların parasal değeri 3.5 milyar doları buldu. İlgili kurumlar 3.5 milyar dolara aracılık ederek örgütün parasını aklayan kurye imamlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Bu kuryelerin FETÖ için toplanan paraların büyük bölümünü altın, fonlama ile kazanılmış gösterdiği belirlendi. İstihbarat, emniyet birimleri finans kurumları, döviz büroları başta olmak üzere geniş bir alanda şüpheli işlemleri, para hareketlerini takip etti. Kuryelerin bu parayı özellikle örgüt üyeleri adına kurulan şirketler üzerinden akladığını saptadı. Bu paralar sadece yurtdışında değil yurtiçinde de aklandı.

HESAPLARIN KAPATILMASI İSTENDİ
Yurt dışındaki kara para izleme kurulları ile operasyonların kapsamı genişletilirken, bankalara yapılan para transferlerine ilişkin bilgi istendi. Ayrıca örgütün terörü finansman için kullandığı paraların bulunduğu bankalardaki hesaplarının kapatılması için bu ülkelerdeki birimlerle resmi yazışma yapıldı. Örgütün kara para trafiği, mali haritaları, yurtdışı vakıf, dernek, örgüt birimlerine para aktarmada rol oynayan iş adamlarına ilişkin bilgiler de ilgili mali istihbarat birimleri ile paylaşıldı. Son üç yıllık dönemde örgütün finansörü şirketler üzerinden yapılan para trafiği ise 100 milyarı buluyor. Maliye, şüpheli işleme dayalı transferleri durdurma yetkisini kullanarak, terör örgütünün yurtdışına kaçırdığı varlıklar için de resmi başvuruda bulundu. Darbe girişiminde doğrudan rol alan isimlere ait şirketlerin mal varlıklarının dondurulması istendi.

Yeri: http://www.takvim.com.tr/guncel/2016/10/01/feto-yurtdisina-20-milyar-dolar-kacirdi-1475273459


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcia
Local time: 21:06
Membru (2007)
din germană în turcă
+ ...
INIŢIATORUL SUBIECTULUI
"Hain yaverle 2 yıl aynı ranzada kaldı" Oct 2, 2016

--Sabah gazetesinden alındı--
UĞUR YILDIRIM Giriş Tarihi: 2.10.2016

Genelkurmay Başkanı Akar’ın başına silah dayayan yaver Levent Türkkan’ı, sınıf arkadaşı Gencay Çiftçi SABAH’a anlattı.

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın başına silah dayayan hain yaver Levent Türkkan'ın sınıf arkadaşı Gencay Çiftçi, SABAH'a konuştu. Askeri liseden atıldıktan sonra bilgisayar mühendisi olan Çiftçi, FETÖ'cülerin soruları ve yanıtları kendisine nasıl verdiğini anlattı. İşte Çiftçi'nin söyledikleri:

SORULARI VERDİLER
1987'de Sarıyer'de ortaokuldayken Serdar ağabey diye bir FETÖ ağabeyi yanıma geldi. Bu şekilde Gülen evlerine gidip ders çalışmaya başladım. 2 yıl boyunca bu evlerde sınava hazırlandık. Ortaokul bittikten sonra onların yönlendirmesiyle askeri okul sınavlarına girdim. Sınavdan bir gün önce Serdar ağabey beni ve 2 arkadaşımı son bir kez konuları gözden geçirmek için eve çağırdı. Burada bir kitapçıktan test çözdük. Ertesi gün Kuleli'de sınava girdim.

Soru kitapçığını açınca şoke oldum. Bir önceki gün Serdar ağabeyin çözdürdüğü sorulardı. Işıklar Askeri Lisesi'ni kazandım. Burada en yakın arkadaşım, Genelkurmay Başkanı'nın başına silah dayayan yaver Levent Türkkan'dı. 2 yıl aynı ranzada yattık.

"ALTIN NESİL" HALKI VURDU
Malatya'da halkın üzerine ateş açıp öldürülen darbeci Yarbay Ahmet Üçbudak sınıf arkadaşımızdı. Bizi öyle sıkı yetiştiriyorlardı ki ben onun FETÖ ile bağlantısını bilmiyordum, o da benim bağlantımı bilmiyordu. Sonraki yıl bunlardan ayrılmak isteyince üzerimdeki baskılar artmaya başladı. Derslerde notlarımı düşürmeye başladılar en sonunda da okulla olan ilişkimi kestiler. Dini kullanarak bizi istismar ettiler.

FETÖ ordu içine 1980 darbesi öncesinde yerleşti. Altın nesil gelecek ülkedeki her sorunu çözcek deniyordu. 1984-1994 arasında orduya yerleştirilen o altın nesil, halkına kurşun sıktı.

Yeri (fotoğraflı): http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/10/02/hain-yaverle-2-yil-ayni-ranzada-kaldi

[Edited at 2016-10-02 00:35 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcia
Local time: 21:06
Membru (2007)
din germană în turcă
+ ...
INIŢIATORUL SUBIECTULUI
"CIA Gülen’in hizmetini unutmaz" Oct 2, 2016

--Takvim gazetesinden alındı--
2 Ekim 2016

ABD askeri istihbarat örgütü NSA’da yıllarca subaylık yapan Wayne Madsen, TAKVİM’e konuştu: CIA, ABD hükümeti ve savunma bakanlığı Gülen’in ABD için yaptığı hizmetleri unutmaz. Bu nedenle onu iade edeceklerini sanmıyorum.

TAKVİM Genel Yayın Yönetmeni Ergün Diler ve yazarımız Bekir Hazar'ın gündemi sallayan programı Yaz-Boz aHaber ekranlarına yine sarsıcı röportajlarla döndü. Dün akşam yayınlanan programa ABD askeri istihbarat örgütü NSA'da yıllarca subaylık yapan Wayne Madsen damga vurdu. İşte FETÖ'nün ABD ve CIA bağlantılarını anlatan Madsen'ın ezber bozacak açıklamaları:

CIA DARBEYİ DESTEKLEDİ: CIA dediğimizde farklı CIA oluşumları var. Ancak CIA Başkanı John Brennan'ın dahil olduğu ya da olmadığı 15 Temmuz darbe girişimini destekleyen bir grubun varlığından söz edebiliriz. Bunlar, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği ve onun düzenlemelerinden uzaklaşması ve Türkiye'nin bağımsız bir politika izlemesinden endişe duydular.

GRAHAM FULLER GÜLEN'İ KORUYOR: Fetullah Gülen'in iade edilmesi çok düşük bir ihtimal. O, Birleşik Devletler'de 1999'da yasal bir oturuma sahip oldu. Ona sürekli ikamet izni veren 3 kişinin sponsorluğuna bakmak gerekiyor. Bu dokümanda 3 kişinin ismi var. Graham Fuller, CIA'in İslam dünyasındaki aktivitelerinden sorumlu eski şefi. Boston Maratonu saldırılarını düzenleyen iki kişinin amcası olan Ruslan Tsarneyev, Fuller'in damadıydı. Fetullah Gülen'e sponsor olan diğer iki kişi ise eski CIA çalışanı George Fidas ve eski Türkiye Büyükelçisi Morton Abramovitz. Yani bunlar Fetullah Gülen'i destekleyen çok büyük güce sahip figürler. Şunu da biliyoruz ki Pensilvanya'da yaşayan Fetullah Gülen'i destekleyen 2 Pensilvanyalı senatör de var. Demokrat Senatör Bob Casey ve Cumhuriyetçi Senatör Pat Toomey.

CIA, GÜLEN'İN ABD İÇİN YAPTIKLARINI UNUTMAZ: Gülen'in iadesiyle ilgili net konuşmak için geçmişte CIA ve ABD için yaptıklarına bakmak gerekiyor. En azından CIA'in bir kısmı, Obama yönetimi ve özellikle Savunma Bakanlığı kendisinin geçmişte Amerika'ya belirli bazı hizmetler verdiğini biliyor ve farkında. Mesela 1990'da Gülen'in şebekesi Çeçenistan, Kosova ve Bosna'da çok etkiliydi. Ve bu iyilikler CIA tarafından hiçbir zaman unutulmadı. Şunu not etmek isterim ki Gülen 1996'da Çeçen isyancılara Rusya'ya karşı destek verdi. Balkanlar'da ve Rusya'ya karşı casusluk faaliyetlerinin yürütülmesi konusunda yardımı vardı.

NATO SAVUNMAZ, SALDIRIR: Türkiye'de darbe girişimi sonrası 150 kadar generalin alınması NATO ile ilgili bir konu. Yıllar boyu NATO'nun gizli aktiviteler yürüttüğünü gördük. Hepsi Gladyo operasyonuydu. Fetullah Gülen'in "Tayyip Erdoğan NATO'ya karşıdır" sözleri bence açıkça doğru bir tespit. Üye birçok ülke var ki NATO'nun yerel müdahaleleri ve aktivitelerinden rahatsız. Ve tahmin ediyorum ki Erdoğan da bunlar arasında. Şuna da dikkat çekmek isterim ki Gülen, Balkan, Kafkaslar ve Türkiye'deki operasyonlar hakkında çok şey biliyor. 1996'daki Çeçen operasyonunda Çeçen Başkan Cahar Dudayev Rusya'nın hava saldırısında öldürülmüştü. O aslında tam o anda Moskova'da bir arkadaşı ile konuşuyordu. Bu suikastta Gülen'in yapılanmasının parmağı vardı.

15 TEMMUZ'DA CIA'İN ADAMLARI İSTANBUL'DA: Henry Barkey ve Graham Fuller'in darbe girişimi gecesi İstanbul'da olup olmadığını bilmiyorum. Ancak CIA, dahil olacağı bir darbede bölgede eleman bulundurur. Yerel yetkililere destek sağlamak için yani. Bunu daha önce birçok yerde gördük. Şili'de 1973'te Santiago'da CIA ajanları vardı. 2009'da Obama ve Bayan Clinton ilk darbelerini Andora'nın seçilmiş liderine yaptıklarında gördük. Bunda sadece CIA ya da Amerikan elçiliğinin müdahalesini görmedik aynı zamanda o ülkede bulunan Amerika askeri üssündeki Amerikan askerlerinin de rol aldığını gördük. Ülkelerde operasyonu desteklemek için eleman bulundurmaları CIA için normal bir prosedür.

BASS CIA İÇİN ÇALIŞIR: Amerikan Büyükelçisi John Bass'in Türkiye'deki çok sayıda şehirde görülmesi normal. Herkesin şunu fark etmesi gerekiyor ki tüm ABD büyükelçileri ve diplomatları CIA ile çalışır. CIA 1947'de kuruldu. Bence Türkiye'deki büyükelçi, ABD Dış İşleri Bakanı John Kerry hatta CIA'deki çalışanlardan bile daha çok soruyu cevaplandırabilir.

TEKRAR DENEYECEKLER: Türkiye'deki darbe girişimi başarısız oldu ancak CIA başarısızlıkları sevmez. Halk sokağa çıktı ve darbeyi önledi ama bu, başarısız oldukları için yeniden denemeyecekleri anlamına gelmez. Bir dahaki sefere daha gizli yapabilirler.

Yeri: http://www.takvim.com.tr/guncel/2016/10/02/cia-gulenin-hizmetini-unutmaz
Vidyo: http://www.takvim.com.tr/webtv/video-haber/video/gulene-cia-sahip-cikiyor


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcia
Local time: 21:06
Membru (2007)
din germană în turcă
+ ...
INIŢIATORUL SUBIECTULUI
"Kasetçiler Başbakan ve MGK'yı bile dinlemiş" Oct 2, 2016

--Hürriyet gazetesinden alındı--
Fevzi KIZILKOYUN / ANKARA 01 Ekim 2016 - 23:47 Son Güncelleme : 01 Ekim 2016 - 23:50

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve bazı eski MHP’li milletvekillerine ait olduğu ileri sürülen görüntülerle ilgili yürütülen soruşturmada, FETÖ bağlantılı istihbarat polisinin ‘yasadışı dinleme, izleme ekibi’ kurduğu ortaya çıktı. Özel ekibin, MGK ve Bakanlar Kurulu üyeleri, dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu ‘hedef kişileri’ takip edip, dinlediği belirlendi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada 37 kişi tutuklanırken, FETÖ bağlantılı istihbarat polisinin, mahkeme kararı olmaksızın teknik takipler yaptığı öne sürüldü. Soruşturmada, Hrant Dink cinayeti, Başbakanlığa böcek konulması, usulsüz dinlemelerin merkezinde olan İstihbarat Dairesi C Şubesi’nde bu amaçla özel ekip kurulduğu, terör ve istihbarat polislerinden oluşturulan bir ekibin ‘görev dışı’ olarak bu işi yürüttüğü belirlendi.

Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre, Emniyet İstihbarat Dairesi bünyesinde kullanılmak üzere 2009’da 3 seyyar dinleme aracıyla (observasyon), siyasetçi, gazeteci, işadamı ve yargı mensupları adım adım takip edildi. FETÖ’nün emniyet imamı Osman Hilmi Özdil’in ‘hedef kişiler’ listesini istihbarat polisine ilettiği, özel ekibin bu kişileri takibe aldığı, görüntülediği, gidilen mekan ve yerleri belirlediği, observasyon araç ile dinleme yaptığı iddia ediliyor. Hedef kişiler arasında MGK ve Bakanlar Kurulu üyeleri ile dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın da bulunduğu öğrenildi. Tutuklanan ve itirafçı olan istihbarat polislerinden Y.U., görüntüleri ‘abi’ olarak nitelendirdikleri kişilere verdiklerini, o görüntülerin ABD’ye götürüldüğünü bildiğini söyledi. Soruşturma kapsamında, birçok kişinin mağdur sıfatıyla ifadesine başvurulacağı kaydedildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire’nin gönderdiği ve savcılık dosyasına giren raporda özetle “Dinleme ve takiplerin, toplumu yönlendirmek ve ülke yönetimini ele geçirmek amacıyla yapıldığı değerlendirilmektedir” denildi.”

Yeri: http://www.hurriyet.com.tr/kasetciler-basbakan-ve-mgkyi-bile-dinlemis-40237305


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcia
Local time: 21:06
Membru (2007)
din germană în turcă
+ ...
INIŢIATORUL SUBIECTULUI
"Parmağı olmayan aday FETÖ'nün desteğiyle pilot olmuş" Oct 4, 2016

--Hürriyetten alındı--
Anadolu Ajansı 04 Ekim 2016 - 14:26 Son Güncelleme : 04 Ekim 2016 - 14:43

FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bir tanığın ifadesinde, Hava Kuvvetleri Komutanlığı uçuş okulundan 2013'te mezun olan ve darbe girişiminin ardından TSK'dan ihraç edilen A.E'nin sol işaret parmağının olmamasına rağmen pilot yapılması, örgütün TSK'da bir dönemdeki etkinliğini, örgüt bağlantılı kişilerin orduya yerleştirilmesinde gösterdikleri etkiyi gözler önüne serdi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında, bazı tanıkların bilgi amaçlı alınan ifadelerinde, örgütün "hukuksuz" ve "hileli" yollara başvurarak TSK'nın içine sızdığı iddiaları yer aldı. Savcılıkça dinlenen bir tanık, ifadesinde bu konuda çarpıcı örneklerin yaşandığını ortaya koydu.
Tanık ifadesinde, Hava Kuvvetleri Komutanlığı uçuş okulundan 2013'te mezun olan ve darbe girişiminin ardından TSK'dan ihraç edilen A.E'nin sol işaret parmağının olmamasına rağmen pilot yapılması yer aldı.

Pilotluk için fiziki, psikolojik ve dayanıklılık yeterliliklerinin çok hassas şekilde değerlendirildiğini anlatan tanık, normal şartlarda parmağı olmayan bir kişinin "pilot adayı" dahi gösterilemeyecekken örgüt mensubu bazı doktorların A.E. için "uçuşa elverişli" raporu düzenlediğini, önündeki engellerin kaldırılarak bu kişinin daha sonra pilot olduğunu anlattı.

Okulda görev yapan birçok komutanın örgüt adına faaliyet yürüttüğünü ve bu tür olaylara göz yumduğunu ileri süren tanık, "Uçuş okulunda bazı uçuş öğretmenleri teğmenin sol işaret parmağı olmadığını fark ederek bu kişinin pilot olamayacağını dönemin komutanlarına bildirdi, hatta bazıları kendilerine uçuş planı programlanmasına rağmen bu öğrenciyle uçmayı reddetti. Olumsuz bildirimlere rağmen pilot olan bu asker, daha sonra FETÖ ile irtibatı ortaya çıktığından ordudan ihraç edildi." bilgilerini aktardı.

FETÖ'nün asker doktorlar içinde ve uçuş okulunda güçlü bir yapıya sahip olduğunu savunan tanık, ifadesinin devamında şunlara değindi:

"Yine aynı şekilde 15 Temmuz gecesi Konya'dan darbe girişimine katıldığı tespit edilen Üsteğmen F.Ö. uçuş okulunda yetenek konusunda sıkıntılar yaşıyordu. Çiğli 2'nci Ana Jet Üssü Komutanlığı 125'inci Eğitim Filosunda görevli ve devletine bağlı olan pilotlardan yüzbaşılar R.A, B.K. ile E.Ç, bu kişinin pilot olamayacağı kanaatine vardı. Ancak darbe girişimine katılan ve FETÖ üyesi olduğu belirlenen binbaşı rütbesindeki K.C, N.K. ve diğer komutanlar tarafından korunup kollanan F.Ö'nün pilot olması sağlandı."

Gölbaşı'nı bombalayan Aydoğdu, ekstra haklar ve kanaatlerle pilot olmuş

Tanık ifadelerinde, darbe girişimi gecesi Ankara Gölbaşı'ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığını bombaladığı belirlenen, TSK'dan ihraç edilen pilotlardan Kurmay Yüzbaşı Ekrem Aydoğdu hakkında da bilgiler yer aldı.

Aydoğdu'nun, pilot adayı eğitimi sırasında, önemli bir aşama olan "uçağı kullanma" bölümünde başarılı olamadığını, buna rağmen Gaziemir Hava Sınıf Okullarına gönderildiğini, komutanların yer aldığı "uçuş kurulu"ndan kendisine yeniden hak tanınması üzerine "uçuş eğitimi"ne devam ettiğini aktaran tanık, "O dönem, yetenek ve bilgiden uçuş kuruluna kalanların yüzde 90'ına bu hak tanınmadı" bilgisini verdi.

Tanık ifadesinde, Aydoğdu'ya ilişkin şu görüşler yer aldı:

"Aydoğdu, ilk uçuş eğitimini zor bela tamamlayabildi. İkinci aşamada T37C uçağında eğitime başlayan Aydoğdu, bu uçak tipinde de yetenekten elendi. O dönemdeki yönerge gereği Aydoğdu hakkında gıyabi kurul yapılıp uçuştan direkt ilişiğinin kesilmesi gerekiyordu. Ancak karanlık güçler tekrar devreye girip yönergeyi değiştirdiler. Hiç bir teğmene hak bile verilmezken ona, ikinci kez, üstelik yönerge değiştirilerek hak verildi. Aydoğdu'nun özellikle pilot yapılmaya çalışılması bizim kafamızda hep bir soru işareti olarak kaldı. Hatta kendi aramızda, 'bunun arkasında bir güç var, onu sürekli kolluyor' diye düşünüyorduk. Bu düşüncenin etkisiyle de aramızda, Aydoğdu için 'Mason Ekrem' lakabını kullanıyorduk.

T37 uçuş eğitimlerini bitirdiğimizde bir uçuş başarı sıralaması yapılıyordu. Sıralamada başarı elde edenler için, T38 jet uçağına gönderilirken daha sonra CASA, CN235 ve helikopter tiplerinde eğitim alması amacıyla tekrar eğitim planlaması yapılıyordu. Normalde, Aydoğdu'nun ikinci kez uçuş kuruluna kalması nedeniyle sıralamanın en altında kalıp helikopter pilotu olacağı tahmininde bulunuyordu. Aydoğdu, o dönem komutan kanaatleri devreye sokularak sıralamada üst sıralara çıkartıldı ve savaş uçağı pilotu oldu."

FETÖ'nün bu sayede vatansever birçok pilot adayının hakkını yediğini ifade eden tanık, son olarak Aydoğdu'nun T38 uçağındaki eğitimini tamamlamasının ardından kendine güvenmediğinden F-16 savaş uçağını kullanmak istemediğini de aktardı.

Yeri: http://www.hurriyet.com.tr/parmagi-olmayan-aday-fetonun-destegiyle-pilot-olmus-40239379


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcia
Local time: 21:06
Membru (2007)
din germană în turcă
+ ...
INIŢIATORUL SUBIECTULUI
Darbe girişiminin kara kutusu: Akıncı Üssü’nden havalanan F-16’larda o gece neler konuşuld Aug 13

--Hürriyet gazetesinden alındı--

Darbe girişiminin kara kutusu: Akıncı Üssü’nden havalanan F-16’larda o gece neler konuşuldu?

Sedat ERGİN
13 Ağustos 2017 - 00:30
Son Güncelleme : 13 Ağustos 2017 - 15:10
________________________________________

598ec1dc18c7731c4ceb20ae

Türkiye’nin bir darbe girişimini atlattığı 15 Temmuz gecesinin en sıcak noktalarından biri Ankara’daki Akıncı Üssü’ydü. Akıncı’da o gece görev alan F-16 pilotları, kurgulanmış birer robot gibi, verilen emirleri mekanik bir şekilde yerine getiriyorlardı. Bir de bombaları ateşleyenlerin emirlerini aldıkları amirleri ve ‘abileri’ vardı. Aralarındaki telsiz konuşmaları FETÖ’nün soğukkanlı ölüm makinelerinin nasıl çalıştığını da gösteriyor.

Ankaralılar darbe girişiminden 15 Temmuz 2016 akşamı kentin üzerinde alçaktan uçan F-16’ların çıkardığı büyük gürültüyle haberdar oldu. Darbenin başladığını, Akıncı Üssü’nden havalanan ilk F-16’yı kullanarak Türkiye’ye ilan eden pilot Kurmay Binbaşı Mehmet Fatih Çavur’du.

Çavur’un saat 22.08 gibi havalanan uçağı, Ankara üzerinde alçak irtifada yaptığı uçuştan sonra 22.45 sularında Akıncı’ya indi. Çavur, saat 22.47’de park alanına doğru yol alırken telsizden o sırada kalkışa hazırlanan 143’üncü Filo Komutanı Kurmay Yarbay Mustafa Azimetli’nin “Hocam siz uçup indiniz mi” sorusuyla karşılaştı. Çavur, “Mutabık, hocam ee her taraf tutulmuş ve her yerde bir şeyler var” diye yanıt verdi. Azimetli’nin “Okey” diye karşılık vermesinin ardından Çavur ekledi: “Ama artık kulakları yok...” Azimetli “Tamam” dedi.


F-16 pilotu, “Artık kulakları yok” derken ne demek istemiş olabilirdi?

Bu sorunun yanıtını Çavur’un yakalandıktan sonra verdiği savcılık ifadesinde buluyoruz. Çavur, aynen şöyle diyor: “‘Artık kulakları yok’ şeklinde ifadem uçağın çıkardığı gürültüden kulaklarının sağır olabileceğine yönelik kasıtla söylenmiş bir sözdür.”

Kulakları ‘yok edilen’ Ankara halkıydı. Salt bu ifade bile darbe girişiminde görev alan Gülenci F-16 pilotlarının, yaşadıkları ülkenin insanlarına, içinden çıkıp geldikleri halka karşı ne kadar düşmanca bakabilecekleri konusunda ibret verici bir örnektir.

Filolarının görevi neydi?

Hava Kuvvetleri’ndeki standart bir uygulama çerçevesinde askeri uçuşlarda yapılan bütün konuşmalar otomatik olarak kayda alınıyor. Darbe gecesi Akıncı’da uçuşların operasyon merkezi olarak kullanılan 141’inci Filo’da telsizin bulunduğu ‘desk’ ile yukarıdaki pilotlar arasında yapılan konuşmaların kayıtları bunun gibi tüyler ürpertici çok sayıda örnekle doludur.

Sonuçta ancak teröristlere ya da savaşta ‘düşman’ unsurlara karşı icra etmeleri gereken operasyonları kendi vatandaşlarına karşı büyük bir soğukkanlılık içinde acımasızca icra eden bir insan tipi karşınıza çıkıyor. Örneğin Yüzbaşı Uğur Uzunoğlu, kokpitte gözünü kırpmadan bombanın ateşleme düğmesine basarken, aşağıda çok sayıda masum insanı öldürmek üzere olduğunu çok iyi bilmektedir.

FETÖ’nün ona verdiği görev çerçevesinde birkaç saniye sonra şehit edeceği Özel Harekât görevlisi 44 insanın hayatının hiçbir değeri yoktur Uzunoğlu için o an.

Akıncı’da o gece görev alan F-16 pilotları, kurgulanmış birer robot gibi, verilen emirleri mekanik bir şekilde yerine getiriyorlardı. Bir de bombaları ateşleyenlerin emirlerini aldıkları amirleri ve ‘abileri’ vardı. Pilotlar 141’inci Filo’dan havalanıyorlardı. Onlara, nereye uçacakları, hangi irtifada uçacakları, nereyi bombalayacakları, hangi bölgede MACH üstü geçiş yapacakları yolundaki talimatlar ise Akıncı Üssü’nün kuzeyindeki 143’üncü Filo’dan geliyordu.

Burası hem üssün ve hem de 15 Temmuz darbe girişiminin karar merkeziydi. 15 Temmuz gecesi burada Akıncı Üssü’nün komutanı Tuğgeneral Hakan Evrim, Harekât Komutanı Kurmay Albay Ahmet Özçetin gibi asker ekibin yanı sıra Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Biniş ve Nurettin Oruç gibi darbenin sivil yönetici kadrosu da bulunuyordu. 141’e bütün emirler karar merkezi 143’te bulunan Albay Özçetin tarafından iletiliyordu. Derdest edilen komutanlarsa 141’de alıkonuyordu. (143 ile 141’e eşit mesafedeki üs karargâhındaysa üs komutanının makam odası bulunuyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da darbe gecesi karargâhtaki bir odada alıkondu.)

Kalkışmanın bütün kritik kararları burada alınıyordu. Örneğin, TBMM Genel Kurulu darbeye karşı olağanüstü toplandığında, TBMM’nin havadan vurulması kararı 143’üncü Filo’daki heyet tarafından veriliyordu. O gece Türkiye’ye yapılan sınırsız kötülüğün izini sürmek istediğinizde Akıncı’daki bütün yollar aslında 143’üncü Filo’ya çıkıyordu.

Binbaşı Çavur, “Artık kulakları yok” diyordu Ankaralılar için. Bu darbe girişimi başarılı olsaydı ‘yok olacak’ hedef, bir ülkenin geleceğiydi.

Darbe girişiminin kara kutusu: Akıncı Üssü’nden havalanan F-16’larda o gece neler konuşuldu
FETÖ’cü pilotların TBMM’ye saldırısı sırasında bir bomba, Meclis’in ikinci katındaki Başbakanlık makam odasının üzerine düştü.

BİRİNCİ SALDIRI (23.18)
Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Dairesi Başkanlığı’na saldırı

“Harekât komutanımız burda, vurabilirsiniz”

23.08
FİLO (TOSUN): Bölge neresi hocam, PÖH mü, PÖH mü (Polis Özel Harekât)?
ASLAN 1 (AZİMETLİ): Tamamen, PÖH A9, helikopterli araç, hareket ederse vuracam.
FİLO (TOSUN): Anlaşıldı hocam vurabilirsiniz, harekât komutanımız burda, vurabilirsiniz.
ASLAN 1 (AZİMETLİ): Okey hocam, beklemede kalın, bildirecem.
FİLO (TOSUN): Anlaşıldı bekliyoruz.
ASLAN 1 (AZİMETLİ): Şu an A9’dan bir tane helikopter çıkardılar, Sikorsky ama araçla itiyor görünüyor, pistin ortasına aldılar, eğer hareketlilik görürsek taarruz başlayacak.

23.17
FİLO (TOSUN): Özellikle nizamiye bölgelerinde hareketli hedef varsa vurun, nizamiye bölgelerinde.
ASLAN 1 (AYDOĞDU): Şu an bir helikopter yakıt alıyor, muhtemel çalıştıracaklar onu, vuralım mı?
FİLO (TOSUN): Hareket görürseniz vurun, hareket görürseniz vurun.

23.18
ASLAN 1 (AYDOĞDU): Filo, Aslan 1, tek helikopter imha edildi.
FİLO (TOSUN): Anlaşıldı hocam elinize sağlık.
ASLAN 1 (AYDOĞDU): İkinci helikopteri de imha etmek istiyoruz şey için.
FİLO (TOSUN): Anlaşıldı hocam, talimat hareket görürseniz vurun, harekât komutanımızın emri.

Darbeci askerlerden 143’üncü Filo Komutanı Yarbay Mustafa Azimetli, ‘Aslan 1’ koduyla uçuyordu.

Lazerle işaretleme

Bu konuşmalar ASLAN 1 çağrı kodu ile uçan 143’üncü Filo Komutanı Yarbay Mustafa Azimetli ile 141’inci Filo’da ‘desk’te operasyonu yöneten Yüzbaşı Ahmet Tosun arasında geçiyor ve saat 23.18’de Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Dairesi Başkanlığı’nın vurulmasını konu alıyor. Özel Harekâtçıların kullandığı helikopterlerin merkezi olan Havacılık Başkanlığı’na atılan bomba yedi kişinin ölümüne, beş kişinin yaralanmasına yol açmıştı. Bu olayda ASLAN 1 çağrı koduyla havalanan F-16’daki Yarbay Mustafa Azimetli ile Yüzbaşı Ekrem Aydoğdu hedefin lazerle işaretlemesini yaparken, işaretlenen hedefe gönderilen bomba hemen yanlarında ASLAN 2 koduyla uçan Yüzbaşı Ertan Koral ile Üsteğmen Mehmet Çetin Kaplan’ın kullandığı F-16 uçağından ateşlenmişti. Tosun’un “Harekât komutanımız burda, vurabilirsiniz” şeklindeki ifadesi, bu saldırı emrini bizzat Akıncı Üssü Harekât Komutanı Kurmay Albay Ahmet Özçetin’in verdiğini ya da onayladığını gösteriyor.

Suç dosyası en kabarık pilotlardan Yüzbaşı Uğur Uzunoğlu (yanda) mahkemeye getirilirken. Darbe girişimi sırasında (Altta).

İKİNCİ SALDIRI (00.00)
Emniyet Özel Harekât Başkanlığı’na saldırı

“Nizamiye bölgesinde hareketli hedeflere atış serbest”

23.53
FİLO (TOSUN): Hocam A9 bölgesinde, nizamiye bölgesinde araç ikaz ettiniz, mutabık mı?
ASLAN 3 (UZUNOĞLU): Mutabık, araç hareketini takiben yaklaşık 15-20 kişi nizamiyeden giriş yapıyor.
FİLO (TOSUN): Anlaşıldı, nizamiye bölgesinde hareketli hedeflere atış serbest.

00.00
ASLAN 3 (UZUNOĞLU): Filo, Aslan 3, nizamiyeye 1 adet atış yapıldı nizamiyeye.
ASLAN 1 (AZİMETLİ): Hocam tekrar edin nizamiyeye hareketlilik var mı?
ASLAN 3 (UZUNOĞLU): Nizamiyede hareketlilik vardı, 1 atış yapıldı.
ASLAN 1 (AZİMETLİ): Anlaşıldı, nizamiyeyi vurduğunuz alındı.

Suç dosyası en kabarık olan pilotlar

Aynı F-16’da uçan yüzbaşılar Uğur Uzunoğlu ve Hüseyin Türk’ün gerçekleştirdikleri saldırıda, Emniyet Özel Harekât Başkanlığı önünde TRT’yi darbecilerin işgalinden kurtarmak üzere hazırlık yapmakta olan 44 Özel Harekât mensubu hayatını kaybetmiş, 36 kişi de yaralanmıştır. Hedef olan merkez yaklaşık 40 dakika önce bombalanan Emniyet Havacılık Başkanlığı’nın hemen bitişiğindedir. Bu, 15 Temmuz darbe girişiminde FETÖ’nün saldırılarında tek başına en çok şehit verilen hadisedir. Yüzbaşı Uzunoğlu, daha sonra 02.30 sularında TBMM’nin bahçesine bomba atmış, Türk de tek başına kullandığı bir F-16 ile 03.00 sularında önce TÜRKSAT antenlerini, ardından TBMM binasını bombalamıştır. Uzunoğlu ve Türk, 15 Temmuz’da suç dosyası en kabarık olan iki pilottur.


ÜÇÜNCÜ SALDIRI (00.56)
Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne birinci saldırı

“Vurun Emniyet binasını, bileğinize kuvvet”

00.42
ASLAN 4 (AYGÜL): Filo, Aslan 4, Emniyet binasının önünde çatışma takip ediyoruz.
FİLO (KAYGUSUZ): Emniyet binasını vurun, Emniyet binasını tahrip edin.
FİLO (KAYGUSUZ): Anlaşıldı , çatışma olan bölgeye atış yapıyoruz, mutabık mıyız?
FİLO (KAYGUSUZ): Tamamen mutabıkız, emniyet binasına atış yapın.

00.48
FİLO (KAYGUSUZ): Emniyet binasına atış yaptınız mı?
ASLAN 4 (AYGÜL): İki dakika sonra taarruz olacak.
FİLO (KAYGUSUZ): Biraz acele edelim, bir bomba daha, iki bomba.
ASLAN 4 (AYGÜL): Anlaşılmadı.
FİLO (KAYGUSUZ): Bir bomba daha atıyoruz oraya.

00.55
ASLAN 4-1: 1 numara, 5 saniye içinde atış olacak.
FİLO (KAYGUSUZ): Bileğinize kuvvet.

00.56
ASLAN 4 (AYGÜL): Çatışma bölgesine iki bomba atıldı, MACH üstü geçiş için koordinat alabilir miyiz?
FİLO KAYGUSUZ: Aslan 4 ikaz edecem, bombalar hedef üzerinde, mutabık mıyız?
ASLAN 4 (AYGÜL): Eee bombalar hedefte, şu an MACH üstü geçiş için taaruz için koordinat bekliyoruz.

Yüzbaşı İlhami Aygül, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nü bombaladı.

İl Emniyet’e iki bomba

Bu konuşmada filoda telsizin başında Yüzbaşı Mustafa Mete Kaygusuz, ‘ASLAN 4’ çağrı koduyla uçan F-16’nın kokpitinde Yüzbaşı İlhami Aygül ve Üsteğmen Mehmet Yurdakul vardı. Pilotlar, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binasına iki bomba attı.
Saldırıda iki kişi hayatını kaybederken, 39 kişi yaralandı.

DÖRDÜNCÜ SALDIRI (01.08)
Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne ikinci saldırı

“Birinci bomba ayrıldı, ikinci bomba için tekrar açılıyoruz”

01.06
ASLAN 4-2 (ÖZKAN): Herhangi bir taarruz başı var mı?
FİLO (KAYGUSUZ): Herhangi bir taarruz başı yok, serbestsiniz.
ASLAN 4-2 (ÖZKAN): Anlaşıldı, iki bomba. Mutabık mıyız? İki bomba.
FİLO (KAYGUSUZ): Bir bir sırayla atabilirsiniz.

01.08
Aslan 4-2 (ÖZKAN): Aslan 4-2, birinci bomba ayrıldı, ikinci bomba için tekrar açılıyoruz.

Darbeci Yüzbaşı Mustafa Mete Kaygusuz, saldırılar sırasında telsizin başındaydı.

12 dakika sonra ikinci saldırı
ASLAN 4 çağrı koduyla ikili kol olarak havalanan iki F-16’dan ASLAN 4-1 (Aygül/Yurdakul) saat 00.56’da Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne ilk saldırıyı gerçekleştirmişti. Bundan 12 dakika sonra bu kez ASLAN 4-2’de tek başına uçmakta olan Üsteğmen Mustafa Özkan, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne ikinci bombalı saldırıyı icra etti. Bu saldırıda can kaybı olmamıştır.

(00.17)
Cumhurbaşkanlığı forsu var uçağın

FİLO: Hocam, ee, vereceğimiz uçak muhtemelen Cumhurbaşkanlığı forsu olan bir uçak olacak, kocaman bir uçak...
ŞAHİN (EMRAH): Mutabık.

Darbeciler, “Artık kulakları yok” diyordu Ankaralılar için. Bu darbe girişimi başarılı olsaydı ‘yok olacak’ hedef bir ülkenin geleceğiydi. (İLLÜSTRASYON: HAKAN KARATAŞ)

BEŞİNCİ SALDIRI (02.35)
TBMM bahçesine saldırı

02.12
FİLO (TOSUN): Yeni hedef veriyorum, hazır mısınız hocam?
ASLAN 1 (AYDOĞDU): Anlaşıldı dinliyoruz.
FİLO (TOSUN): Hocam bu hedefe GBU-10 atacaksınız, görerek GBU-10.
ASLAN 1 (AYDOĞDU): Eğer koordinat hassassa JDAM atalım.
FİLO (TOSUN): Koordinat değil hocam, görerek, size tarif ediyorum: Hava Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ile yanındaki Meclis. Meclis binasının yola yakın yeşillik tarafı, görerek GBU-10 atılacak.
ASLAN 1 (AYDOĞDU): Anlaşıldı.

02.24
FİLO (TOSUN): Ee, Meclis binasının orada bulunduğunuz o yeşillik alana atış serbest, kimsenin olması önemli değil, atış serbest.
ASLAN 1 (AZİMETLİ): Hocam alındı, atmaya çalışıyoruz.
FİLO (TOSUN): Ee, öncelikle teşhis edin hedefi mutlaka, ondan sonra atış yapın. Meclis’in ön tarafından 150 başlı Meclis’e doğru yaklaştığınızda ön tarafında bir boşluk var, o yoğunluğun hemen ilerisinde Meclis’in bahçesi var, alan var.

02.30
ASLAN 5 (BALIKÇI): Hocam biz ‘in’ olup atıyoruz.
ASLAN 1 (AZİMETLİ): Okey hocam, Allah yardım etsin.

02.35
ASLAN 5 (UZUNOĞLU): Meclis önündeki yeşilliğe atış yapıldı, Genelkurmay’ın koordinatları için dinlemedeyiz.

02.42
FİLO (TOSUN): Hocam, Meclisin üzerinden MACH geçişi bekliyoruz. 10000 feet’ten dalışla beraber 5, 6, 7 defa MACH geçişi.
ASLAN 5 (UZUNOĞLU): Anlaşıldı, daha demin attığımız yer Meclis’in yanı, Meclis’in önünü müsait bulduk, Meclis’in önüne atmamızı ister misiniz?
FİLO (TOSUN): Hocam Meclis’e atış yok, sadece Meclis üzerinden MACH geçişi, en az 5 defa.
ASLAN 5 (UZUNOĞLU): Anlaşıldı, Meclis üzerinden MACH geçişi.

Meclis’in bahçesini de bombalamak istediler

TBMM Genel Kurulu, darbe girişimi üzerine gece yarısından hemen sonra saat 01.39’da olağanüstü toplanır. Darbecilerin TBMM’nin tarihi oturumuna yaklaşık 45 dakika sonra verdikleri yanıt, Ankara üzerinde uçmakta olan iki F-16’yı Meclis bahçesini bombalamaya göndermek olur. Filodaki ‘desk’te oturan Yüzbaşı Tosun, ASLAN 1 ve ASLAN 5 çağrı koduyla uçan F-16’lara 143’üncü Filo’da üslenmiş olan darbe karar merkezinde alınan bu kararı iletir. Balıkçı ve Uzunoğlu’nun kullandığı ASLAN 5 hedefe yönelerek bahçeyi bombalar. Uzunoğlu’nun, bununla yetinmeyip Meclis’in önündeki bahçeye de bomba atmak istemesi dikkat çekicidir. Yarbay Balıkçı, yakalandıktan sonra verdiği ifadede “Bu olaydan sonra çocuklarıyla görüşmeyi göze alamadığını” söyleyecektir.

4658 sayfalık iddianame: Ankara Cumhuriyet Savcısı Ramazan Dinç tarafından hazırlanan Akıncı Üssü iddianamesi toplam 4658 sayfa ile 15 Temmuz sonrasındaki en kapsamlı iddianame olma özelliğine sahip. Keza toplam 481 şüpheli ile en çok sanığın suçlandığı iddianame olarak da dikkat çekiyor.

ALTINCI SALDIRI (03.15)
TÜRKSAT antenlerine saldırı

“Bomba kaldı, isterseniz daha atabilirim”

03.10
ASLAN 6 (TÜRK): Aslan 6 bir nolu hedef bölgesinde.
FİLO (TOSUN): Anlaşıldı, atış sonuçlarını bekliyoruz.
ASLAN 6 (TÜRK): Atış serbest, mutabık mıyız?
FİLO (TOSUN): Tamamıyla mutabık.
ASLAN 6 (TÜRK): Anlaşıldı, dalışlı atış olucak.
FİLO (TOSUN): Görebiliyor musunuz, bu hedefler anten, biri büyük anten, diğeri iki tane küçük anten, görebiliyor musunuz?
ASLAN 6 (TÜRK): Negatif negatif.
FİLO (TOSUN): Anlaşıldı dikkatli olun, bunlar anten anten.

03.15
ASLAN 6 (TÜRK): İkinci bomba hedef üzeri, üçüncü taarruza başladım.
FİLO (TOSUN): Bütün hedefler bomba üzeri, mutabık mıyız?
ASLAN 6 TÜRK): İki bomba hedef üzeri, son taarruz.
FİLO (TOSUN): Anlaşıldı, iki bomba hedef üzeri, diğer hedefleri de imha için bekliyoruz, ordaki gördüğünüz bütün antenlere atabilirsiniz.

03.18
FİLO (TOSUN): Aslan 6, filo, hocam taarruzu bitirdiniz mi, yoksa hala mühimmat var mı?
ASLAN 6 (TÜRK): İki mühimmatım daha var, isterseniz daha anten var.
FİLO (TOSUN): İki mühimmatınız kaldı, mutabık mıyız bunları atmadan bekleyin.
ASLAN 6 (TÜRK): Anlaşıldı, atmadan bekliyorum.

Artan bombalar nereye atılacaktı?

Yüzbaşı Hüseyin Türk, ‘desk’teki Yüzbaşı Tosun ile temas içinde Gölbaşı’ndaki TÜRKSAT antenlerini bombalıyor. Ancak uçakta iki bomba daha kalınca diğer antenleri de bombalamak istiyor; fakat filo kendisine beklemesini söylüyor. Çünkü kalan mühimmat yaklaşık 10 dakika sonra başka bir hedef için kullanılacaktır: TBMM binası...

Darbeci Yüzbaşı Hüseyin Türk, TBMM’yi, TÜRKSAT’ı ve Emniyet Özel Harekât Başkanlığı’nı bombaladı.

YEDİNCİ SALDIRI (03.25)
TBMM’ye ikinci atış

“Bombaları birer birer atın”

03.21
FİLO (TOSUN): Hocam iki atış iki paternde (dalış) sırasıyla birer birer tam bu hedefe bombaları atmanızı istiyoruz.
ASLAN 6 (TÜRK): Aynı hedefe iki paternde iki bomba alındı.
FİLO (TOSUN): Taaruzu tamamlayınca ikaz eder misiniz?

03.25
FİLO (TOSUN): Atışınızı yaptınız mı?
ASLAN 6 (TÜRK): Tamamıyla mutabık, her iki atış da hedef üzeri...
FİLO (TOSUN): Anlaşıldı, atışı yapışı takiben bölgede MACH üstü geçiş olacak, atışı yaptığınız bölge artı Genkur (Genelkurmay Başkanlığı) üzerinde MACH geçişi olacak.
ASLAN 6 (TÜRK): Anlaşıldı.
FİLO (TOSUN): Genkur’un koordinatına ihtiyacınız var mı?
ASLAN 6 (TÜRK): Mutabık var ama yaklaşık orası gibi...
FİLO (TOSUN): Evet aynı bölge, alçak irtifa olsun, dikkat et fakat, alçak olsun hâlâ bölgedeki camların durduğunu söylüyorlar.

İki bomba da Meclis’in çatısına

TÜRKSAT antenlerine kalan bombaları da atmak isteyen Yüzbaşı Türk’e filodaki karargâhtan “Bekle” denmiştir. Ardından kendisine verilen yeni hedef, TBMM binasının çatısıdır. 02.12’de TBMM’nin bahçesine atılan bombanın üzerinden yaklaşık bir saat 13 dakika geçtikten sonra bu kez doğrudan Meclis binası hedef alınmıştır. Yüzbaşı Türk, bu saldırıda iki bomba atmıştır. Birinci bomba ikinci katta Başbakan’ın kullandığı makam odasının, ikinci bomba ise makam odasına giden koridorun üstüne düşmüş, 32 kişi yaralanmış, büyük hasar ortaya çıkmıştır.

SEKİZİNCİ SALDIRI (06.19)
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde bombardıman

“Yol kavşağı, cami önü, mutabık mıyız?”

06.15
ASLAN 6 (MACİT): İstenen vuruş noktalarını tekrar eder misiniz?
KULE (KARAKUŞ): Yol kavşağı, cami önü.
ASLAN 6 (MACİT): Bana verilen koordinatın mutabık mıyız?
KULE (KARAKUŞ): Mutabık.

06.19
ASLAN 6 (MACİT): Filo, Aslan 6, yol kavşağı ve camii önü tamamlandı, koordinatın batısında herhangi bir noktaya mı?
KULE (KARAKUŞ): Bir şey yoksa atmayın.

06.20
ASLAN 6 (MACİT): Söylenen iki hedef başarıyla vuruldu.
KULE (KARAKUŞ): Anlaşıldı, ellerinize sağlık.

Darbecilerin son çırpınışı

Telsiz üzerinden kuledeki Yarbay Hakan Karakuş’la konuşan Üsteğmen Müslim Macit’in Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önüne iki bomba attığı bu saldırı, darbe girişimi gecesi Akıncı Üssü’nden icra edilen son bombalı eylem olarak kayda geçti. Saldırıda darbeye direnmek üzere toplanmış olan gruptan 15 vatandaş hayatını kaybederken, yedi vatandaş da yaralandı. Bu saldırı, darbecilerin son bir çırpınışı olarak kayda geçti. Uçağı darbeci pilotlar içindeki en kıdemsiz pilotlardan, yakalandıktan sonra itirafçı olan Müslim Macit kullandı. Macit, yakalandıktan sonra ifadesinde “Hâlâ vatan için verilecek her görevi yapmaya hazırım” dedi.

16 Temmuz sabah saatlerinde Eskişehir 1’nci Ana Jet Üs Komutanlığında havalanan F-4’ler Akıncı Üssü’nü bombaladı.

KIZILAY'DA CAM KALMASIN!

‘Camların indirilmesi’, Akıncı’daki darbecilerin en önemli hedeflerinden biriydi. Bu hedef, üsten havadaki pilotlara sıkça bir talimat olarak verildi. Örneğin, 01.49’da desk’te oturan Yüzbaşı Kaygusuz ile ‘ŞAHİN’ 1 koduyla uçan Üsteğmen Kırcı arasında geçen konuşmada Kaygusuz, ‘ŞAHİN 1’e “Genelkurmay ve Kızılay’da cam kaldı mı, kalmayacak şekilde kırın hepsini...” diye talimat veriyor.

Ankara’nın merkez noktası kabul edilen Kızılay ve hemen bitişiğinde, Milli Müdafa Caddesi üzerindeki Genelkurmay’ın bulunduğu alan darbecilerin Ankara’da havadan kurmak istedikleri baskının ana hedef noktası olarak beliriyor. Kayda alınan konuşmalar, Akıncı'daki karar merkezinin her vesileyle Ankara üzerinde, havadaki F-16 pilotlarına Kızılay ve Genelkurmay’ın üzerinden alçaktan ‘MACH üstü’ uçma emri verdiğini gösteriyor.

Bu arada, direnişçilerin toplandığı Kızılay dışında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, AK Parti Genel Merkezi de darbeci F-16 pilotlarına MACH üstü uçuş emri verilen yerler arasında.

‘MACH üstü uçun’ ne demek?

Akıncı Üssü’ndeki harekât merkezi ile havadaki F-16 pilotlarına en sık verilen mesaj “MACH üstü geçin, alçak irtifa” emriydi. MACH hızı, ses hızını gösteren bir tanım. MACH üstü uçuşta, uçak saatte 1.200 km olan ses hızını da aşıyor. Pilotun uçağı “after burner” denen maksimum itme gücüne getirip bu noktayı aştığı anda muazzam bir ses patlaması meydana geliyor. Buna, ‘ses duvarının delinmesi’ de deniyor. O sırada çevrede olanlar bu aero-dinamik hadiseyi büyük bir bombanın infilak etmesi gibi algılıyor.
---
Kaynak (resimli): http://www.hurriyet.com.tr/darbe-girisiminin-kara-kutusu-akinci-ussunden-havalanan-f-16larda-o-gece-neler-konusuldu-40547933

================

FETÖ'cü profesör (Osman Özsoy) darbeyi bir ay önceden haber vermiş (5 dakikalık vidyo) -> http://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/fetocu-profesor-darbeyi-bir-ay-onceden-haber-vermis-2103736

================

Darbenin şifresini FETÖ medyasına gömmüşler-> http://www.yenisafak.com/gundem/darbenin-sifresini-feto-medyasina-gommusler-2502774

=================
FETÖ firarisi Osman Özsoy Kanada'da ortaya çıktı -> http://www.hurriyet.com.tr/feto-firarisi-osman-ozsoy-kanadada-ortaya-cikti-40258154
=================

"Mehdilik makamı" boş kaldıııı -> https://www.google.com.tr/search?biw=1536&bih=779&tbm=isch&sa=1&q=akın%20ipek%20saray&oq=akın%20ipek%20saray&gs_l=psy-ab.3..0j0i8i30k1.349596.349596.0.349828.1.1.0.0.0.0.176.176.0j1.1.0....0...1.1.64.psy-ab..0.1.175.e8BXwfvtxU4
==================

ADO_YORUM: Herifteki özgüvene bak be. Osman Özsoy amma ötmüş ha darbe öncesi... Osman nerdesin, gelsen de birez memleket havası alsanğ olmaz mııı

[Edited at 2017-08-13 16:06 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcia
Local time: 21:06
Membru (2007)
din germană în turcă
+ ...
INIŢIATORUL SUBIECTULUI
FETÖ'nün Vatikan'ı Aug 13

Haber Merkezi 15 Haziran 2017, 04:00 Yeni Şafak
--Alıntıdır--

FETÖ elebaşı Gülen için Ankara’da saray inşa eden Akın İpek’in kamuya devredilen üniversitesi de örgütün yönetim merkezi olarak kurgulanmış kaleyi andırıyor. Rektör Prof. Mehmet Barca’nın “Mini Vatikan” dediği kampüs Batı ve Hıristiyanlığın sembol binaları örnek alınarak inşa edilmiş. Giriş kapısına da bir dini liderin konuşma yapabileceği platform kurulmuş.

Kanlı darbe girişimi sonrası kamuya devredilen İpek Üniversitesi’nde önemli bir sır perdesi aralanıyor. ‘FETÖ’nün kalesi’ olarak gösterilen okula ilişkin kripto bilgiler ortaya çıktı. 15 Temmuz sonrası için hazırlandığı anlaşılan kampüs; bir üniversiteden daha çok örgütün Türkiye’deki yönetim merkezi olarak kurgulanmış bir kale görünümünde.

REKTÖR İLK KEZ KONUŞTU

Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan İpek Üniversitesi öğrencilerinin koordinatör üniversitesi olan Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Barca, 10 aylık çalışmalarının neticesini Yeni Şafak’a anlattı. Bir kez kurşunlanan ve eli sopalı FETÖ yanlısı 20-30 kişilik grubun saldırısı ile karşılaşan okulda incelemeler derinleştirerek sürdürüyor. Fetullahçı Terör Örgütü’nün sözde hizmet hareketi için kurduğu ve kamuoyuna ‘yüzyıllık proje’ olarak lanse edilen İpek Üniversitesi’nin arka planında olup bitenleri ilk kez anlatan Barca’nın anlattıklarından öne çıkan tespitler:

Rektör Mehmet Barca, devir sürecinde kendisini en çok şaşırtan hususun Rektörlük binasından tek bir belgenin bile çıkmaması olduğunu ifade etti. Barca “Ana belgelere üniversitenin işleyişi ile ilgili bilgi ve belgelere ulaşabileceğimizi düşünüyorduk. Asıl dökümantasyonun rektörlük binasında olduğunu düşünüyorduk. Ancak hiçbir belge bulamadık. Emniyetten 14 Temmuz günü rektörlük binası boşaltılmış olduğunu öğrendik” dedi.


DEVLET SİSTEMİNİ AŞAN BİR BİLGİ İŞLEM ALT YAPISI

Emniyet; darbe girişiminden bir gün önce (14 Temmuz günü) rektörlük binasının boşaltıldığını tespit etti. Kampüste inceleme yapan emniyet birimleri; 1 kamyon dolusu dataya el koydu. Kampüste kurulan bilişim altyapısının dünyada ilk 50’ye girdiği rapor edildi. Devlet ihtiyaçlarının da üstünde bilgi işlem altyapısının kontrol edilmesi kolay olmadı. Üniversite’nin İngiltere ve Amerika’da yedek serverları ortaya çıktı. Darbe başarısız olunca örgüt üniversitedeki dataları İngiltere ve ABD’da kurdukları paralel sistem üzerinden boşaltmaya başladı. Yurt dışıyla bağlantılı hatlar devre dışı bırakılınca dışarıdan müdahale kesildi. Rektör Barca, bu dataların tamamının çözülmesinin 2-3 yıl alacağını belirtti.

ÖRGÜT İÇİ FAALİYETLERİN MERKEZİ

İpek Üniversitesi kampüsün altı dünyada eşine rastlanmayan bir film platosu formatında. Kampüste inceleme için çağrılan sinema sektörünün yetkin isimleri ve TRT heyeti “Hollywood ve Blowood’un ardından en gelişmiş ve büyük plato planlanmış” değerlendirmesi yaptı. Binlerce metrekarelik film platosunun yüksekliği 18 metre civarında. “Dünyanın 4. büyük film platosunun bir üniversitede kurulmasının bir mantığı ne?” sorusun peşine düştüklerini anlatan Barca, şu tespitleri paylaştı: “Buranın piyasaya yönelik bir film platosu olma ihtimali yok. Çünkü bir film platosunun işleyebilmesi bir eko sistemin varlığına bağlı” diyor.

SİNEMA İLE KURŞUN ASKER PROJESİ

Piyasaya dönük olmayan film platosunun örgüt içi ihtiyaçlara yönelik olarak tasarlandığını düşündüklerini ifade eden Mehmet Barca, şu tespitlerini paylaştı: Bu örgütün stratejisinin odağında da algı yönetimine götürebilecek bir altyapı yatırım yapıldığı anlaşılıyor. FETÖ’nün sinemayı odağına alıp devasa yatırımın amacı; örgütün görsel sanatları kullanıp büyük kitlesel yandaşlar kazandıracak bir zihin kontrol merkezi oluşturmak ve kurşun asker yetiştirmek”


VATİKAN RİTÜELLERİ İÇİN BİR MİLYAR DOLARLIK HARCAMA

Beş ayrı fakültenin olduğu kampüsün her yanı Batı mimarisi ile örülü. Hristiyanlık ve Roma’nın zirve yaptığı 17. Yüzyıla ait neoklasik sanat anlayışının hakim olduğu kampüste Şanzelize Caddesi, Venedik Gondolları, Eros Aşk Çeşmesi gibi Batı’nın ideal eserleri sembolize edilmiş. Barca, “Bunu sadece bir üniversite yatırımı olarak düşünülmüş olmasına ihtimal vermiyoruz. İnşaat firmalarını çağırıp kabataslak bir maliyet çıkartmalarını istedik. Bir kesinlik olmamasına rağmen yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırımdan bahsettiler. Buradaki lükse değil buradaki kavram farklı. Burada farklı bir kampüs var” diye konuştu.

Papa gibi kürsüye çıkacaktı

Rektör Barca’ya göre kampüs mini bir Vatikan görünümünde. Kampüs Batı’ya ait 18.Yüzyıl neo klasik örnekleri ile süslü. Çünkü kampüste tek bir Türk İslam mimarisine ait eser yok. Bunun sadece bir üniversite yatırımı olarak düşünülmüş olmasına ihtimal vermediklerini belirten Barca, şu çarpıcı bilgiyi paylaştı: “Emniyet birimleri ile 240 bin metrekarelik kapalı alanı tek tek gezdik. Orada bize ifade edilen hususlardan birisi de şu oldu. Şayet 15 Temmuz başarılı olsaydı FETÖ buradan hitap edecekti. Kampüsün ana giriş kapısı bir dini liderin konuşma platformu olarak hazırlanmış bir yapı görünümünde. Bir üniversitede bunu görmek çok kolay birşey değil.”


500 DOLARLIK BURS ZARFLARI BULDUK

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Balca, okula alınan öğrencilerin sorumlukları kendilerine geçtiğinde öğrencilerin büyük kısmından para alınmadığı gibi para verilmiş olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Özellikle uluslararası öğrencilerin öğretim harcı alınmamış olduğunu belirten Barca, “Yurt, yemek, ulaşım bedava üstüne de 500 dolar burs verilmiş” dedi. Zarflara konmuş çok sayıda 500 dolar bulduklarını ifaden eden Barca, “Burdan şu yargıya varmak mümkün. Burada temel amaç para kazanmak değil. Elit kesim yetiştirmeye dönük bir yatırım yapılmış. Hem ulusal hem uluslararası ölçekte bir yatırım yapılmış” dedi.


İNGİLTERE VE ABD'DE YEDEK SERVER BULUNDU

Üniversite koordinatörlüğünün kendilerine verilmesini Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile öğrendiklerini söyleyen Rektör Mehmet Barca, bu süreçten sonra yaşadıkları tuhaf olaylara ilişkin bilgiler verdi. Üniversite datalarının İngiltere ve Amerika’da bulunan bir server üzerinden silinmeye başlanıldığını anlatan Barca, şunları kaydetti: “KHK çıkınca biz cuma günü devir alamayacağımızı düşündük. Pazartesiye hazırlıklarımızı yapma sürecine girdik. Ancak bir baktık ki cuma günü akşama doğru web sitesinden bilgiler aşındırılmaya başladı. bürokraside ender görülen bir hızla geçişi başlattık. Yedeklerin İstanbul’da olduğu istihbaratını aldık. Sanırım ismi İpek Akademi Mecidiyeköy’de. Yedekleri hemen offline ettik. Bundan sonra kontrol bize geçmiş oldu. Bizim bilişimci ekip 2 yedeğin daha olduğunu ifade etti. Bir yedeğinin İngiltere’de diğerinin Amerika’da tutulduğunu kaydettiler"

resized_78d49-aa698186asbuoran18
FETÖ elebaşı Gülen burada konuşacaktı.

resized_54a7d-7c847276fetovatikan
​FETÖ'nün Vatikan'ı

resized_fcc10-667cc63casbuoran29
KHK ile kapatılan İpek Üniversitesi, yerleşkesinin tabelası Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi olarak değiştirildi.

Kaynak: http://www.yenisafak.com/ekonomi/fetonun-vatikani-2721854

[Edited at 2017-08-13 15:49 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcia
Local time: 21:06
Membru (2007)
din germană în turcă
+ ...
INIŢIATORUL SUBIECTULUI
FETÖ'cü Tuncay Opçin ABD'de görüntülendi Aug 15

Haber Merkezi / Yenişafak
--Alıntıdır--
resized_1bc14-48633960mansetckopyakopya3

Balyoz kumpasının da organizatörlerinden olan ve 75 yıl hapis cezası istemiyle yargılanan Tuncay Opçin, ABD'de Houston yakınlarında görüntülendi. Teröristbaşı Gülen'in talimatları doğrultusunda FETÖ'cüleri örgütleyen Opçin, 15 Temmuz sürecinde Türkiye'yi işgal girişimi için ABD'de oluşturulan kara propaganda merkezini de koordine eden isimdi.

FETÖ darbe girişiminden bir gün önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için “Yatakta basıp şafakta asacaklar" diye tweet atan FETÖ'cü Tuncay Opçin ABD'de görüntülendi. Teksas eyaletinde, Houston yakınlarındaki Sugar Land kentinde lüks bir hayat yaşayan Opçin, Türkiye tarafından 'silahlı örgüte üye olmak' suçundan arandığı halde ABD'de elini kolunu sollayarak dolaşıyor.

75 yıl hapsi isteniyor
Sabah'ın haberine göre; 325 kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edildiği Balyoz kumpasının organizatörlerinden olan ve 75 yıl hapis cezası istemiyle yargılanan Opçin, FETÖ'nün ana karargâhı ABD'de Sugar Land'le Pensilvanya kentleri arasında mekik dokuyor ve 'başterörist' Fetullah Gülen ile FETÖ imamları gibi örgütsel faaliyetlerine devam ediyor. Opçin, Houston imamı Kemal Öksüz'le yakın teması olan ve sık sık bir araya gelen bir isim.
Opçin, ayrıca 15 Temmuz sürecinde Türkiye'yi işgal girişimi için ABD'de kriz merkezi gibi oluşturulan FETÖ birimlerini koordine eden kişilerden biri.
İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği, geçtiğimiz yıl İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine Opçin hakkında yakalama kararı çıkarmıştı. Opçin, 14 Temmuz'da "Yatakta basıp, şafakta asacaklar" mesajıyla darbeyi bir gün önceden ima etmiş ve devlet/millet, 15 Temmuz kalkışmasını destansı bir direnişle engelleyene kadar tek bir tweet atmamıştı.

Firar rehberliği
Aynı Opçin, 'vatansız' bir terör örgütü olan FETÖ'nün üyeleri için yurtdışına kaçma ve yurtdışında yaşama yollarını anlatan tweetler de atmıştı. Opçin şöyle yazmıştı: "Mülteci ve politik sığınmacı olmak istiyorsanız, ancak o ülkeye ulaştığınızda bu başvuruyu yapabilirsiniz. Elinizde pasaportunuz varsa ve herhangi bir ülkeye vizeniz yoksa vize istemeyen Brezilya gibi ülkelere gidebilirsiniz. Güney Amerika'da Brezilya, Arjantin, Bolivya, Uruguay, Peru vize uygulamayan ülkeler arasında. Kanada vizeniz varsa hiç beklemeyin. Kanada, göçmenlere sosyal yardım yapıyor. Dil öğrendikten sonra iş imkânları da oldukça iyi. ABD vizeniz varsa iş imkânları çok geniş olduğu için basit işlerle bile ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. ABD'ye ilticada, sosyal bir gruba üye olmanız ve o grubun baskıya uğraması, değerlendirmeye alınmanız için yeterli. Bu gibi büyük kırılma anlarında, önemli olan ayakta kalabilmek. Bunu Türkiye'de başarmak mümkün değilse geride 200 ülke var. Dünya vatanım, insanlık kardeşim. Türkiye'de doğduk diye orada yaşamak zorunda değiliz."

Sugar Land'de kapalı, güvenlikli lüks bir sitede kalan Opçin'in oturduğu dairenin kirası aylık 4 bin doların üzerinde.
Tuncay Opçin, örgüt üyelerine yönelik bu tavsiyelerini, Balyoz kumpasından ötürü hakkında soruşturma başlatılacağı istihbaratını FETÖ üyelerinden alır almaz hayata geçiren ve firar eden kişiydi. Opçin, ABD'de ağırlıklı olarak Pensilvanya'da kalıyor ama Texas'ta Houston yakınlarındaki Sugar Land'e çocuklarını görmeye geliyor. Sugar Land'de kapalı, güvenlikli bir sitede ikamet ediyor. Oturduğu sitenin kira bedeli aylık 3 bin doların üzerinde. Diğer masraflarla birlikte ayda kendisine 4 bin dolara mal olan bir sitede yaşıyor. Opçin'in giderleri, diğer tüm 'örgüt monşerleri'nin giderleri için ayrılan FETÖ örtülü ödeneğinden karşılanıyor.

Balyoz'un '1 numarası'
Balyoz kumpası, TSK içindeki FETÖ'cü teröristlerin önünü açmak için Gülen'in talimatıyla Tuncay Opçin öncülüğünde Taraf gazetesi kullanılarak hayata geçirilmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede Opçin, bu kumpasın yöneticisi olarak nitelendiriliyor. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın iddianamesinde Tuncay Opçin hakkında 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme, amacı dışında kullanma, hile ile alma çalma', 'devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme', 'devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama', 'silahlı terör örgütü kurma ve yönetme' ve 'terör örgütü propagandası yapma' suçlarında 35 yıldan 75 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Kumpas materyalleri Opçin'den
FETÖ'nün cezaevindeki üyelerinden Mehmet Baransu'nun eski eşi Esra Konur, savcılıkta verdiği ifadede "Tuncay Opçin, Baransu'ya yayımlaması için belge ve para veriyordu. Opçin'le görüştükten sonra önemli haberler yazıyordu" demişti. İddianameye göre Opçin başkalarının üzerine kayıtlı telefonlarla gizli yöntemler kullanarak iletişim kuruyordu. Balyoz kumpası iddianamesinde "Tuncay Opçin iddia edilen Ergenekon soruşturmaları öncesi ve sonrasında Mehmet Baransu ve Adem Yavuz Arslan ile birlikte TSK'ya yönelik operasyonların zemininin oluşturulmasına yönelik FETÖ'nün basın ayağını oluşturuyordu. Mehmet Baransu'nun suça konu DVD, CD'leri Tuncay Opçin'den aldığı anlaşılmıştır" ifadeleri yer aldı.

Kaynak: http://www.yenisafak.com/dunya/fetocu-tuncay-opcin-abdde-goruntulendi-2537511


=======
============
ADO_YORUM: Zamanında bunların ne mal olduklarını AKP seçmeni bazı yakınlarıma anlatırken dilimde tüy bitmişti... Sonunda "Haklıymışsın, bilgi kirliliği olduğu için şiyapamadık kem küm" demişlerdi... Benim tam olarak anlayamadığım şey şu: Ülkemiz insanları (hadi okumuş kesim diyeyim) gerçekleri yorumlamakta ak-kara, ideolojik yaklaşımlarla hareket ediyor önemli oranda... Gerçekleri süzgeçlemek bu kadar zor olmamalıydı... Neyse.

Bir de dikkat ettim, bu herifler her kılığa giriyor (yanıltmak amacıyla). Topsakal, hacı sakalı, uzun favoriler, kirli sakal, Marx görünümlü sakal, (esas alemet-i farikaları alt kesimlerinde badem bıyıktı eskiden); açık başlı kadınlar, içki içiyor görüntüsü veren ordu üyeleri; el konulan yerlerde görünen kitsch'leştirilmiş batı mimarisi; gizli toplantı salonlarındaki uyduruk mimari ve semboller... Gerçekten su gibi, girdikleri şeylerin görünümünü alıyorlardı... Öte yandan örgüt içi yapılan katalog evlilikler... (hayatın normal akışı nerede?) Görünüm aldatıcı olabilir.

BİRAZ_KONUDIŞI:
Hiçbir zaman hilal bıyık filan bırakmışlığım yoktur 20'li yaşlarımda bile. Bazı bakanlar bıyıksızdı daha önce; ne olduysa oldu bıyıklı bıyıklı bakmaya başladı bazı bakanlar son zamanlarda... Bakımsızlıktan Nietzsche bıyığım olmuştu bi ara, yemek yerken zorlanmıştım, kestim... Yeni bir imaj çalışması düşünüyorum; çapraz sakal-bıyık. Şaka şaka... Görünümle mesaj vermenin, aidiyet kurmanın bir anlamı olmamalı. Lech Walesa'nın bıyıkları 80'lerde süperdi ama, yakışırdı da.

Yaşanmış bir olay: Saçlarım uzundu, sakalım yoktu, akşam karanlığında yaklaşmıştı biri arkamdan "bayann arkadaş olabilirmiyiz" diye haykıraraktan, dirseği boş böğrüne yiyince kendine gelmişti. İnsanlar -yanıltma amacı gütmeden- istedikleri gibi görünebilmeli; tesettür, kara bürgü, mini etek, uzun saçlı erkek, kısa saçlı kadın, sosyal demokrat bıyık, açık kadın, kapalı kadın, çok açık kadın, çok kapalı kadın, ülkücü bıyık, badem bıyık, kocadonlu kadın, adana şalvarlı erkek, çöl giysili adem, Walesa bıyık, boyanmış-boyanmamış kadın... Öz görünümünüzden memnunsanız, gerisi hikaye. "Şekilciliğe karşı çıkmak da şekilciliktir" diyenler de var... (Bunca imaj arasında belki ben de bir nebze gizli şekilciyimdir, miyim midir, kafam karıştı...)

Görünüm deyip geçmeyin. Komşumun kızı sevdiği gence kaçtı baharın. Ailesi düğününe gitmedi. Anladığım kadarıyla küslüğün nedeni kızın başını açması. Barıştırmak için uğraşıyorum aileleri elimden geldiğince... Henüz bir sonuç alamadım. Kızın babası, kaçmasından ziyade, kızının başını açmasına içerlemiş gibi. Barıştırma çabalarım sürecek... Ne o öyle bisürü düğünöncesi zahmeti. Bu gençler ailelerinden gelebilecek engellemeleri, kaçarak aşmak zorunda kalmışlar anlaşılan...

İlahiyat-ilahiyat mezunu çiftlerden, anlaşamayıp boşanan ve din dersi öğretmeni erkekle, başı açık ingilizce öğretmeni kadından oluşan "patchwork aile" (eklenmiş aile?) konumuna geçenler de var sülalemin muhafazakar kanadında... Hayatın normal akışında beni şaşırtmıyor bu tür şeyler...
_______________________


[Edited at 2017-08-15 17:55 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcia
Local time: 21:06
Membru (2007)
din germană în turcă
+ ...
INIŢIATORUL SUBIECTULUI
FETÖ’nün 73 bin ablası var! Sistem dışı evlilik yasak Aug 15

--Milliyet gazetesinden alındı--

73_bin_abla_kataloga_girmis_guzel_bir_abi_buluruz_h138622_9b7d8

FETÖ’nün kadın yapılanmasında 73 bin abla görev yapıyor. Kamufle olmaları daha kolay olduğu için, 15 Temmuz sonrası örgütün para trafiğini onlar üstlendi. Sistem dışı evlilik yapmaları yasak

Gülen Eğitim Araştırma Vakfı'nda bir dönem çalışan ancak 17-25 Aralık sırasındaki itirazları nedeniyle tüm görevlerinden alınan Ümit Akdemir, "Kadın hizmeti 90'larda başladı. Tahminimce sayıları 73 bin. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından idareyi kadınlara devredebilirler. Çünkü kamufle olmaları kolay. Erkekler deşifre oldukları ya da takip edildikleri için himmet trafiğini ablalar devraldı" dedi. İşte FETÖ ablalarının gizli teşkilatı:

YÜZLERCE İŞ YERİ... Daha öncesinde kadın dernekleri ve kermesler kanalıyla örgüte para toplayan ablalar, deşifre olunca tedbir alıp işyerleri açarak buralarda toplanmaya başladı. Açtıkları işyerlerine müşteri gibi gelen ablalar, topladıkları ya da kendilerine düşen himmet miktarını buradaki dükkân sahibi ablaya teslim ediyor. Dikkat çekmemek için bu yolu seçen ablalarının Türkiye genelinde yüzlerce işyeri açtıkları kaydediliyor.

ÜÇ KATEGORİ... Ablalar ilçe ablası, bölge ablası ve il ablası diye 3 kategoriye ayrılıyor. İlçenin büyüklüğüne göre sohbet grubu oluşturan abla tek başına tüm ilçeyi idare ediyor. Eğer bulunduğu yer büyük ilçeyse onun emrinde çalışan bölgeci ablalar bulunuyor. Bu kişiler aynı zamanda öğrenci evleri ve kız yurtlarındaki öğrencilerden sorumlu. İl ablası ise en tepedeki isim. Büyük bölgeci abla ve kurum müdireleri direkt ona bağlı. İlçe ablaları da bu il ablasından talimat alıyor.

KATALOG EVLİLİĞİ... FETÖ yurtlarında yetişen, FETÖ bursu ile okuyan ve örgüt tarafından işe sokulan kadın örgüt üyelerinin, bu yapının dışından birisi ile evlenmeleri kesinlikle yasak. Evden ya da yurttan ayrılmak isteyen kız öğrenciler hakkında dedikodu çıkarılarak 'kötü kız' algısı yaratılıp ayrılması engelleniyor. Her bölgeden örgüte bağlı kadınların formları titizlikle dolduruluyor. Evlilik işini il ablası ile evlilik ablası denen kadınlar yürütüyor. Bu kişilerin kocaları da erkeklerin formlarını hazırlayıp kataloglamakla görevli. İlçe ilçe, il il hazırlanan kataloglar en son il imamına rapor ediliyor ve onay alınıyor. Genelde kadınlar ve erkekler meslek gruplarına göre tasnif ediliyor. Evlenmeyen kadınların "Ablalara gidelim, güzel bir abi buluruz" dediği ve ablalara başvurduğu da belirtiliyor.

AİLELERE SIZIYORLAR

STRATEJİK EVLİLİK... Örgütün bürokraside, emniyette, TSK'da, siyasette ve iş dünyasında sızmak istedikleri ailelere stratejik evlilikler kanalıyla giriliyor. Bu ailelere damat ve gelinler sokularak o aile tam bir kıskaca alınıyor. Bu iş için özel yetiştirilmiş güzel kadınlar genelde hâkim, savcı, polis ve askerlerle evlendirilerek bu kişilerin kendilerine tam bağımlı hale gelmeleri sağlanıyor. Stratejik evlilik yapanların dekolte giymeleri, sosyal ortamda bulunmaları ise Gülen'den alınan fetva gereğince mübah. Ablaların seçtiği ve erkek imamın onayıyla evlenen kişilere "Senin görevin evlilik değil, hizmet" denilerek asıl sorumluluğu her fırsatta hatırlatılıyor. Evlenmek istemeyenlere ise "Evlenmezsen şakirt olamazsın, bu görevi yerine getireceksin" diye baskı kuruyorlar. Bu zorla evlenmeler sonucunda bir çok ailevi problemler çıktığı belirtiliyor. Yetkililer evli çiftlerin mutsuz evlilikten dolayı başka evli biriyle ne ilişki yaşadığını, bunun ortaya çıkması durumunda da ellerindeki emniyet elemanları marifetiyle olayın örtbas edilip, bu kişilerin başka yere tayin edildiğini ifade ediyor.

'GİZLİCE BİLGİ TOPLAYIP ABLALARA TESLİM ETTİK'

Gizli tanık Rüzgâr (Öğretmen): Staj için FETÖ'nün okulunu tercih ettim. Çalışacağım sürede erkek arkadaş edinmemem, makyaj yapmamam istendi. Öğretmenler FETÖ adına yapılan ev sohbetlerine katılıyordu. Öğrencilerim ildeki MİT, TSK ve emniyet personelinin çocuklarıydı. Evlerine gittim. Çocuklar ve aileleri hakkında her konuda bilgi topladım. Ses kayıtlarını aldım. FETÖ'ye yakınlıkları, mal varlıkları, siyasi görüşlerini rapor edip sorumlu ablaya teslim ettim. MİT, tugay ve Özel Harekât amirlerini fişleyip okul müdürüne teslim ettim.

L.A. (Akademisyen): ABD'de örgüte bağlı evlerde kaldım. Örgüt mensuplarının çocuklarına ders vermem istendi. Faaliyetin eğitimimi aksatması üzerine durumu ablalara bildirdim. Baskı ve şantaj yapılmaya başlandı. Depresyon tedavisi gördüm.

Tanık E.Y. (FETÖ'cü bir polisin eski eşi): Akrabalarım vasıtasıyla 2008'de Ö.A.'yla tanışıp evlendim. Onun kanalıyla FETÖ'ye girdim. Ablalık görevi verildi. Eşim, boşanma sürecinde FETÖ desteğiyle üzerimde baskı kurdu. Çocuğumun velayetini aldı.

İMAM ABLA YOK

Himmet toplamakla görevli olan ablalar, örgütün önemli erkeklerinin eşleriyle evlerde buluşuyorlardı. Kocaları himmet verse bile kadınlar da vermek zorunda. Ablalar, Fetullah Gülen'in yakını veya akrabası ise onunla birebir görüşebiliyor. Emniyette, üniversitelerde, TSK'da, bürokraside ve özel sektörde üniteler halinde örgütlenmişler. Memur ünitesi, sağlık ünitesi, Milli Eğitim ünitesi gibi. Daha az dikkat çektikleri için birçok kirli iş ablalara havale edilmiş. Ablalar içinde imam olmadığı için bağlı bulundukları erkek imamlara paraları teslim ediyorlar. Bazen de erkek ünitesi toplantısına araya perde çekilerek katılıyorlar.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/feto-nun-73-bin-ablasi-var-sistem-gundem-2293101/


Direct link Reply with quote
 
Număr de pagini:   < [1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28] >


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

UYARI: Dikkat Scam

Advanced search


Translation news in Turcia





WordFinder
The words you want Anywhere, Anytime

WordFinder is the market's fastest and easiest way of finding the right word, term, translation or synonym in one or more dictionaries. In our assortment you can choose among more than 120 dictionaries in 15 languages from leading publishers.

More info »
LSP.expert
You’re a freelance translator? LSP.expert helps you manage your daily translation jobs. It’s easy, fast and secure.

How about you start tracking translation jobs and sending invoices in minutes? You can also manage your clients and generate reports about your business activities. So you always keep a clear view on your planning, AND you get a free 30 day trial period!

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Căutaţi un termen
  • Lucrări
  • Forumuri
  • Multiple search